Redina

Ölüm
“Hayat, her nefeste ölüm tehlikesine maruzdur. Zaman haricinde ölüm yoktur. Zaman dâhilinde ise, ölümün vukuuyla yüz senelik bir ömür sıfıra inkılap eder. Altı yaşında ile altmış yaşında ölmenin beyninde hiçbir fark kalmaz… Siz şimdi değil, hayata gelirken ölmüştünüz. Rahm-i mâder, toprak mezarın methalidir. Korku, ölümün kılavuzudur. Arslanın pençesinde parçalanmazdan evvel korkudan ölen ceylanın gözyaşlarını görmediniz mi?”
Sayfa 183·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Siz güneşin aydınlığında hareket ve neşe arayacak çocuklarsınız, ahretin karanlığında sükûn ve felaket değil…
“Fatalistlik Şarklı ve Türk’tür. Deterministlik Avrupalıdır. Bu iki medeniyetin arasında bir uçurum vardır. İstikbali görmek, sadece olacağı görmek demektir. Görülen şeyin mutlakiyetle vukuunu haber vermek değil…”
Sayfa 171·Kitabı okudu
Par fatalisme/kadercilik
Bir fatalisme öğrenmişsiniz… Fakat mânâsını bilerek değil, papağan gibi yalnız lafzî bir öğreniş… Her fenalığı kaderdir diye kabul etmek, acz ü meskenettir. Bu, Şark’a mahsus, çok meş’ûm bir itikad… İnsana çatan bir belâya kıpırdamadan nefsini teslim etme.
Beklediğimiz cevapları bize dinler veremediler. Veremeyecekler… Bu esrarın huzuruna bunca mihraplar, bunca mabetler, bunca mâbut heykelleri dikildi. Bunca alınlar secdelerde inledi. Lakin bu muazzam muamma karşımızda hâlâ Asurîler, Keldânîler, kadîm Mısır, Yunanîler, Romalılar ve Kurûn-ı Vustâ Hristiyanlığı zamanlarındaki heybetiyle duruyor: dehhaş ve dilsiz.