Bu güçlüğün halli, mukadderatın laftan ibaret olduğunu anlayacak kadar umumi cehaletin yontulabileceği güne bırakılabilir. Bu
da mümkün mü? Heyhat siyaset futbol ile avutulan zavallı insaniyet. Bugünkü Faşizmler, Nazizmler çerden çöpten yapılmış muvakkat birer barajdır ki biriken akıntı amansız saatte coştuğu vakit,
banileri ile beraber binayı da sürüyüp götürecektir.
Bu insani, medeni vasıflara malik olmak için evvela tok olmak lazım. Bugün bu hukuki hasiyet ve faziletlerin kurulmuş sedirleri üstünde uzanıp rahat yatanlar bizim vaziyetimize düşerlerse
onlar da anarşistlerden daha berbat bir şey olurlar. Bir milyonerin
Bolşevik, komünist olduğunu hiç işittiniz mi? Hep bu kanunsuzluk
isyankârlıklarını çıkaranlar açlardır. İş bulmayanlar. Fakat…
İnsanların zincirlenerek zapt edilmek istenen bir kurt sürüsü olduğunu
anlamalıyız. Cemiyetlerin medeni fanteziler altında saklandığı bu
canavar vahşeti harp meydanlarına boyandıkları zamanlarda görüyoruz. O vakit merhamet, insaniyet orucu bozuluyor. Öldürebildiğin kadar öldür. Öldüremezsen o seni öldürecek. Muharebe, beşerin kana acıkmasıdır. Ara sıra mutlak vuku bulmalıdır ki insanların
damarlarında biriken zehirler boşansın. Bir adam kuvvetli gıdalar
alıp da onu yakacak vücut hareketlerinde bulunmazsa yavaş yavaş damarlarını kaplayan zehir gibi bir devlet de diğerlerine nispetle
fazla semirirse aynı hâle uğruyor. Bu ağıyı dökmek istiyor.
Cemiyetin suni bir adalet gösteren bir dış yüzü ve hakiki
adalete uymayan bir içyüzü daima olacaktır. Kanunlar, coşkun bir
nehri zapt için yapılan barajlara benziyorlar.
Tabiatın uzviyetimiz itibarı ile bize verdiği hisleri tatmin
edebileceğimizi söylüyorsun ama tabiatın hilkiyetimiz itibarıyla
bizi mezun ettiği şeyleri icraya insanların yaptıkları kanunlar imkân bırakıyorlar mı?