Redina

Ahlakın başlıca şartları; korkusuzluk, metanet, cesaret, doğruluk, mertliktir. Emir altında yaşayan adamlarda bu hassalar yavaş yavaş zayıflar veyahut hiç kalmaz. Çünkü onlar kendi vicdanlarının direktifiyle değil, başka setlerin tehdidi önünde her icaba uymak mecburiyetiyle yaşarlar. Kendilerinden âciz bulduklarının haklarında çok zalimdirler. Kuvvete karşı köpekleşerek titrerler. Böylelerinde şuuri endişe olmadığı için, kuvvetin işaret parmağıyla her ahlaksızlıkta kullanılabilirler.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tabiat, bizim yasalarımızı insiyakla kafalarımızın içine koymuştur. Hep o töreye gideriz. Kendimiz keyfî kanunlar yapmayız. Emperyalizm, royalizm, repüblikanizm, komünizm, sosyalizm, bolşevizm, faşizm, nazizm… Daha hangisini sayayım?.. Hakkı birbirine zıt bu teşekküllerin hangisine vereceğiz? Hepsi de çobanlık sopasını öteki ellerden kapmak için kurulmuş düzenlerdir. Bunların hepsi birden haklı olamaz fakat hepsi birden haksız olabilir… Zaten aralarındaki barış kabul etmeyen çekişmeler de bu hakikati gösteriyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Milletlere, devletlere gelince, aynı cibilliyet pek açık ve hayvani vahşetle hüküm sürer. Kuvvetine güvenen veyahut menfaatinin iktiza ettirdiği noktaya dönen bir devlet için, eskiden yapılmış muahedelerin hükmü yoktur. Cihan Harbi’nde büyük devletlerden birinin yaptığı dönekliği bir köşebaşı bakkalı irtikâp etmiş olaydı, buna ne nam verilirdi? Mertlik, sözde sebat namuskârlığı, siyasi moral de birer paslı kalp akçe hükmünü alıyor… Bu sözler ancak saf adamlar arasında tedavül eder oldu… Yüksek siyasetler zihniyetlerinin bu dertleri halkın ahlakına sirayet edince, kim kimden dürüst muamele bekleyebilir? Ortada emniyet kalmayınca hangi namuskâr iş yürür? Harp zamanında sulh günlerinin ahlakı büsbütün tersine döner. Bunu biliyoruz fakat beşeriyetin sulh zamanı hangi vakittir, bunu bilmiyoruz. Açlar, toklara karşı daimî savaştadırlar. Bu muharebeler insanlar arasında gündeliktir. Yalnız adı değişir. Milletler beyninde olanlara “harp”, fertler arasındakilere “cinayet” denir.
İyilikler propagandalarla âleme güç ihsas edilebiliyor fakat fenalıklar bir yangın gibi kendi kendine yürüyor
Sayfa 271·Kitabı okudu
“Asıl sudurlarından korkulacak hükümler hakiki mahkemelerden değil mahalle adliyesinden verilenlerdi…”
Sayfa 242·Kitabı okudu