Refika Erdoğan

Refika Erdoğan
Hacettepe Üniversitesi
Ankara, 4 Temmuz
38 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Baylar, tutalım ki, aptal değildir insan. Fakat, aptal olmasa bile, son derece nankördür! İnanılmaz derecede nankör!..Hatta, bence insanın en belirgin özelliği şudur: iki ayaklı, nankör varlık... Ayrıca, hepsi bu kadar da değil, onun başlıca eksiliği bu değildir ;hepsinden önemli kusuru, Nuh zamanından başlamak üzere Schleswig-Holstein dönemine kadar süregelen aralıksız ahlaksızlığıdır... Ahlaksızlığı ve de dolayısıyla mantıksızlığı... Bilindiği gibi, mantıksızlık ahlaksızlığın bir sonucudur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aydın, gelişmiş bir insanın, yani geleceğin insanının kendisi için yararlı olmayan bir şeyi bilerek isteyemeyeceğini, bunun matematik bir kesin olduğunu tekrarlayacaksınız bana. Çok haklısınız. Gerçekten de matematik gibi kesindir bu. Oysa size yüzüncü kez söylüyorum, ama bir durum vardır, yalnızca bir durum vardır ki, insan inadına, bilinçli olarak, kendisi için zararlı, en aptalca olanı isteyebilir, hatta özellikle de en aptalca olanı... Bunu özellikle, kendisi için en aptalca olanı bile olsa, istemek hakkına sahip olmak, kendisi için yalnızca iyiyi istemek zorunluluğunu üzerinden atmak için yapar. Evet, bu en aptalca istek, bu kapris aslında, baylar, insanoğlu için yeryüzünde olan her şeyden en yararlı olanıdır. Ayrıca, (bize gözle görünür bir zarar veriyor, çıkar üzerine mantığımızla bütünüyle ters düşüyor olsa bile) bizim için her türlü çıkardan daha yararlı da olabilir;çünkü ne de olsa, bizim için en önemli, en değerli olan şeyi, yani kişiliğimizi, benliğimizi içermektedir.
Evet, gerçekten de, günün birinde isteklerimizin, kaprislerimizin nereden geldiği, yani neye bağlı olduğu, özellikle, hangi yasalara göre oluştuğu, nasıl geliştiği, şu veya bu durumda nereye yöneldiği vb. vb... Yani gerçek matematik formül bulunursa insanoğlu belki o zaman istek duymayı bile bırakacaktır,hatta,kesinlikle bırakacaktır. Hem sonra, çizelgeye göre istek duymak da ne oluyormuş? Öyle olsa, insan o anda insanlıktan çıkar, orgun bir ayar vidası veya onun gibi birşey olur. Çünkü isteği, iradesi, arzusu olmayan insan orgun üzerinde bir ayar düğmesinden başka bir şey değildir.
İnsan her zaman, her yerde mantığının ve çıkarının ona emrettiği gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. Kendi çıkarının tersini yapmayı bile isteyebilir, kimi zaman bunun böyle olması bile zorunludur. İnsanın kendi özgür iradesi, isteği, en azgınından kaprisi, kimi zaman çılgınlığa varsa da, fantezileri... İşte budur, çıkarın unutulan en yararlı olanı, hiçbir sınıflandırmaya alınmayan, her türlü sınıflandırmayı, teoriyi her zaman işe yaramaz kılan... Hem, insan için mantıklı çıkarların gerekli olduğunu nereden çıkarmışlar bütün o bilge kişiler? İnsan için gerekli olan yalnızca özgür, gene de özgür iradesidir.
Fark ettiniz mi acaba, en zarif kan dökücülerin hemen hepsi en uygar beyefendilerdir. Bütün o Attila'ların, Stenka Razin'lerin yanında onların adı pek bilinmiyorsa, bu, özellikle, onlara fazlasıyla rastlanılmasından, çağımızda fazlasıyla olağan olmalarından ve çok sık görünmelerindendir.Uygarlık insanı daha çok kan dökücü yapmadıysa bile, en azından, eskiden olduğundan daha iğrenç, daha kötü bir kan dökücü yapmıştır. Eskiden kan dökmede bir adalet arayışı vardı ve insanlar öldürmeleri gerekenleri vicdan rahatlığıyla yok ederlerdi. Günümüzde ise, kan dökmeyi iğrenç kabul etsek de, bu iğrençliği eskiden olduğundan daha çok yapıyoruz. Bu ikisinin hangisi daha kötüdür?... Buna siz karar verin artık.