‘’Haberler.’’ Paul gülüyor. ‘’Haberlerde yalnızca insanların bilinmesini istedikleri şeyleri gösteriyorlar. Ülkenin yarısı yanıp kül olsa bile onlar istemediği sürece kimsenin haberi olmaz. Dee sana anlatmaya çalıştıklarımı kafan almıyor mu? Bütün dünyayı programlamışlar! İletişim kanallarını tamamen kontrol altına almışlar. Gösterdiklerini düşünecek ve verdiklerini isteyecek hale getirmişler herkesi, istemeye programladıkları şeyleri verip duruyorlar onlara.’’
‘’Aşırı tepki veriyorlar, tatlım. Tarihin sarkacı savrularak ilerler. İnsanlar aşırı tepki verir, önemli bir toplumsal süreci engellemek arzusuyla gerçekçi olmayan , sert yasaları kabul ederler. Böyle olduğunda, durumu anlayanlar sarkaç savrulduğu yerden dönene kadar ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak yola devam etmelidir.’’
Kendi ülkeleri tarafından tutsak alınmış ruhunu geride bırakan, bir nevi ‘’Stockholm sendromu’’ yaşayan insanların bir mülteci olan Sami Baran üzerinden anlatılan hikayesi.