...

Sosyal doku da münadi
Oblomovka
Eskisehir/ Bursa/ Rize
144 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Bunca safiyet vurgusunda beyazdan beklenen de renk olmamasıdır. Vakıa, tonu yoktur beyazın
Sayfa 64 - Timaş yayınları 1.baskı·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yetmez Türke dünya yetmez Dört yön, yedi kıta yetmez Aya çıksak aya, yetmez! Güneşi de yakacağız Bir Türkün bir damla yaşı Yok edecek dağı taşı Düşmanın başına arşı, Gökyüzünü yıkacağız! Erisin damla damla kar Gelmek üzere ilk bahar Hazırlansın tabutluklar Yine girip çıkacağız youtu.be/YQyQ07cA_E0

...

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2016 11:08
·
2016 2. kitabı
Filibeli Ahmed Hilmi
8.5/10 · 22,3bin okunma
İnovasyon dersinde çocuklara bu hafta ölümcül buluşları anlatıyorum - iyi niyetle yapılmış ama sonradan işin tadını kaçırmış buluşlar. Zyklon B, TNT, kurşunlu benzin, ekstazi. “Sonuçta hem bilim insanları olarak hem de insan toplumu olarak her seferinde ahlaki bir karar vermek zorundayız, yaptığımız buluşların yararı ve zararı hakkında. Bu kararı da bir kere değil, zaman içinde birkaç kere vermemiz gerekebilir, yeni bilgiler ışığında.” “Hocam, siz pişman mısınız Mindy’yi geliştirdiğiniz için?” diye soruyor sınıfın zeki ama zıpır oğlanlarından biri. Ben cevap vermeden, kızlardan biri atlıyor: “Ne pişman olacakmış? Bize ruhsuz diyen nankörler ölüyor diye mi? Beter olsunlar.” Sınıfta bir uğultu yükseliyor. “Benim pişman olmam bir şeyi değiştirmiyor,” diyorum bir süre sonra. “Demirden korksaydık trene binmezdik. Ama işte anlattığım gibi, öngörülemeyen sonuç diye bir şey var. Önemli olan, o sonuçlarla namuslu bir biçimde yüzleşip yeni hareket planlan yaratmak. Beter olsunlar diyorsunuz. Bunu hak edebilirler, etmeyebilirler. Bunun kararım verecek olan ben değilim. Benim görevim, geliştirdiğim teknolojinin amacı dışında kullanılıp zarar vermesini engellemek. Mindy konusuna gelince, ölümlere neyin neden olduğunu galiba bulduk. Halletmeye çok yakınız.” “Oppenheimer da öyle demişti herhalde, atom bombasını bulduktan sonra.” Arka sıradan bir ses bu. "Bilemem. Işın tedavisi gören kanser hastalarına da bir soralım istersen.” “Nükleer santral sızıntısı yüzünden kanser olanlara mı?” Bak sen. Hazırcevap bir oğlan, diyorum içimden. Gülümsüyorum. “Bu da bizi önümüzdeki haftanın konusuna getiriyor. Meyve toplayıp avcılık yaptığımız bir dünyaya dönmek mümkün mü? Ya da küresel bir felaket olsa ve dünya nüfusu yüzde birine düşse, bütün endüstri dursa, hangi
Sayfa 65 - Can yayınları
Zaman, her şeye rağmen, geçer. Bazen insanın içinden geçse de."