Bir insan gördüm, kendi etrafında dönüyor.
Bazen o kadar hızlı dönüyor ki…
Gözlerim onu takip etmekte oldukça zorluk çekiyor.
Bel kıvrımları, boynundan akan iki damla ter.
Adımları her yerde, her noktada geziyor.
Ara ara şiddetlense de hareketlerinde bir tembellik seziyorum, kapalı gözlerinde.
Kollarını havaya kaldırmış, bir o yana bir yana sallıyor.
Sorgulamıyorum asla, neden ve ne için burada var olduğunu.
Ara ara gülüyor, inci dişlerini görebiliyorum.
Hoşuma giden detayları, ona düşkünmüşüm gibi lanse ediyor beni.
Bakışlarımı kaçırmam imkânsız.
Esmer teniyle buluşmuş beyaz elbisesi arada havalanıyor.
Çıplak bacaklarından, çıplak ayaklarına doğru bakıyorum.
Aklıma geliyor, üşümez mi bu serinlikte?
Heyecan mı sıcak tutar bu bedeni?
Ellerinin üzerindeki belirgin damarları, esmer tenine renk katmış adeta.
Yalayarak ıslattığı dudaklarında vahşi bir kırmızılık var.
Yüzünde ise gülüşünden doğan bir heyecan var.
Bu heyecan mı sağlıyor bu yaşama aşkını?
Yoksa ben çok mu muhtaç kalmışım, mutlu bir insana?