Gündelik dil insan organizmasının bir parçasıdır ve ondan daha az karmaşık değildir.
Pierre Hadot
Wittgenstein ve Dilin Sınırları, Pierre Hadot
Sayfa 72 - Doğu Batı Yayınları.
Wittgenstein birinci dönem dil felsefesinde
gündelik dilin karmaşık yapısınıdan anlamlı bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığını yukarıdaki sözü ile özetlemiş
oluyor.
Wittgenstein gündelik dili mantıklı bulmakla beraber, dış dünyayı(olguları)
yansıtmaktaki yetersizliğini olguların tasvirindeki karışıklığa yol açmasına neden olduğunu ;"bay yeşil yeşildir"önermesinde gösteriyor.
Karışıklığa neden olan, yeşil ad ve sıfat
olmasıdır.Sıfatların adlar gibi göndergeye sahip değildirler.Sıfatlar gönderimsizdirler,
bir olguya bir nesneye karşılık gelmezler.
Wittgenstein ilk kitabı Tractstus'da dili yadsımıyor.İkinci dönem dil felsefesinde
gündelik dili tekrar ele alıyor.Birinci döneminde ihmal (öyle demek mümkün)
ettiği gündelik dili yeniden ele alıyor.
İkinci dönem dil felsefesini gündelik dil
üzerine kuruyor.
Wittgenste Tekil bi evrenden Çoğul bir evrene geçiyor.
FeIsefenin amacı nedir? Şişeye düşen sineğe çıkış yoIunu göstermektir.
WİTTGENSTEİNİ.
Aklın yolu birdir sözü insanlar içindir, hayvanlar için değil.Eger öyle olmamış olsaydı sineğin şişeden çıkması için filozofa ihtiyac duymazdı.
İnsanların mantık uzayları ile hayvanların mantık uzayı aynı değildir.
Dünyanın düzenleniş biçimi ile bizim zihnimizin düzenleniş biçimi aynıdır.Bizim hayvandan farkımız budur.Aynı evrende taşıyoruz ,aynı şeyi
aynı mantık uzayına sahip değiliz.
Sinek aynı zamanda bir metafordur.İnsan dilini, Wittgensteinin malzeme çantasına benzetir . Malzemelerin amacı kullanımıdır.Kullanılmayan çekiç hiç bir işe yaramaz.Tıpkı dilde böyledir.Bir tümcenin bir sözcüğün anlamını onun kullanılmış.Sinek bir tür dildir.Kullanılmadığı için şişede haps olmuştur.
Filozofun işi bu düğümü çözümektir.
"Felsefe dilin büyülenmesine karşı mücadeledir.
WİTTGENSTEİN.
Bir dil imgelemek bir yaşam biçimi imgelemektir.
WİTTGENSTEİN.
Bir dil imgelemek bir yaşam biçimi imgelemektir.
WİTTGENSTEİN.
Bir filozofun yaşamı ile söyledikleri arasında
bir ilişki varmıdır?Eğer varsa nasıl bir ilişkidir?
Bunu en fazla da, Wittgenstein'nin için söylemek gerekir.Hiç bir zaman zenginliğe önem vermemiş.Babasından kalan mirası bile fâkir şairlere dağıtmış.Aileden kardeşleri İntihar etmiş.İntihar fikri hiç bir zamanda kendi yakasını bırakmamış .Russell onun intihar fikrinden sürekli tedirgin olmuştur.
Yaşadığı dünyayı hiç bir zaman anlamlı bulmamış , çünkü ona göre "anlam dünyanın dışındadır, dünyanın içinde her şey nasılsa öyledir." Dünya olduğu gibi olandır, başka bir şeyde olmayandır.Dünya öznemizin dışında değildir.
İçinde doğduğu bohem hayatı ona göre değildi.
Kimi zaman ilk okul öğretmenliği, kimi zaman üniversite hocalığı,kimi zaman savaşta hasta bakıcılığı yapar.
Birden bire dersi bırakır Tegore den şiirler okur.
Birinci kitabında bütün felsefi sorunları sonuna kadar çözdüğünü söyler.Felsefi sorunlar dil sorunları olduğunu söyler.Bütün sorunlar dil kaynaklı olduğunu belirtir.Dil kaynaklı sorunlar
her zaman her zaman uğraştığı sorunlar olmuş.
"Felsefe her şeyi olduğu gibi bırakır " sözünü kendine uygular.
Felsefeyi bırakır, çünkü artık felsefe yapmaya gerek kalmadığına inanmaktadır.
Aradan onaltı yıl geçtikten sonra tekrar felsefeye döner.Eksik bıraktığı ,gündelik dilin sorunlarını çözmek istiyordu.Bu olgu dilinden,
olay diline dönmek demekti.İnsan dili sanıldığının aksine istikrarlı bir yapıya sahip değildi.Dilin birden fazla kullanıma sahipti.*
İkinci kitabında şöyle diyor;
Yazımın başkalarını düşünme sıkıntısından kurtarmasını değil , eğer olanaklıysa insanın kendi düşüncelerini harekete geçirmesini istiyorum.
WİTTGENSTEİN.