Felsefi Soruşturmalar

Ludwig Wittgenstein
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
291
Basım Tarihi:
Nisan 2008
İlk Yayın Tarihi:
1998
Yayınevi:
Totem Yayıncılık
Orijinal Adı:
Philosophical Investigations
ISBN:
9789944330015
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·291 syf.·
2025 82. kitabı
Tractatus’tan sonra Wittgenstein’ın düşüncesinin nasıl değiştiğini merak ettiğim için bu kitabını büyük bir ilgiyle okudum. Bir yandan basit geldi, bir yandan da kafamı karıştırdı; sanki dilin içinde gizli bir labirentte geziyormuşum gibiydim. Cümleler sıradan ama her satır beni yine durdurup düşündürdü. Kendi kendime “Acaba gerçekten böyle mi konuşuyoruz?” diye baktım, çünkü Wittgenstein, anlam dediğimiz şeyin kelimelerin içinde değil, onları kullandığımız dünyada gizli olduğunu gösteriyordu. Bunu anlatmak için çok basit bir örnekle başlıyor: bir inşaat sahnesi. Usta ‘Döşeme taşı!’ diye bağırıyor, işçi de doğru taşı getiriyor. Sözlükte tanımı yok, özel bir açıklaması yok … ama kelime tam işin içinde, doğru yerde kullanıldığı için anlam kazanıyor. Yani ‘döşeme taşı’ sadece bir nesne adı değil; o anda ne yapılacağını gösteren bir işaret gibi çalışıyor. Buradan çıkan sonuç çok net: Anlam kelimenin içinde değil, kelimeyi nasıl kullandığımızda ortaya çıkıyor. Bir başka örnek de “oyun” kelimesi. Futbol oyun, satranç oyun, yapboz oyun, evcilik oyun… Ama hepsinin ortak bir özü yok. Wittgenstein buna “aile benzerliği” diyor; tıpkı aynı ailedeki insanların birbirine benzeyip tamamen farklı olması gibi. Yani “oyun nedir?” diye tek bir sınır çizmeye çalışırsan takılıp kalırsın. Kelimeler hayatın içinde, birbirine benzeyen ama farklı kullanımlarla çalışıyor. Buna bağlı olarak Wittgenstein kelime oyunlarından da bahsediyor. Bir kelimenin anlamı, onu hangi “oyunda” kullandığımızla belirleniyor. Mesela bir çocuk “Sihirbaz oldum” dediğinde, bu kelime sadece hayal gücünün bir oyunu içinde anlam kazanıyor; gerçek dünyadaki bir işaret değil. Ya da bir doktor “Ateşiniz var” dediğinde, kelimenin anlamı tamamen o tıbbi duruma bağlı oluyor; bağlam değişirse anlam da değişiyor. Sonra çok
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008276 okunma
Puan vermedi·291 syf.··
2022 12. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2022 11:47
Aşağıdaki alıntı felsefe.gen.tr adresindeki "Wittgenstein: Kural İzleme ve Kesinlik İlişkisi" adlı makaleden alınmıştır. ... Eğer tabelada yazan yere gitmek istiyorsanız okun gösterdiği yöne gidersiniz? Witgenstein burada “Neden” sorusunu sorar. Buna farklı açıklamalar getirebilirsiniz. Okun ucunun o yönü gösterdiğini söyleyebilirsiniz. Ancak neden okun ucunun gidilmesi istenen yönü gösterdiği sorulabilir. Yine bazı açıklamalar vermeye çalışabilirsiniz. Ancak sonuçta bazı uzlaşımlara iş gelip dayanır. Siz belli uzlaşımlara uygun olarak hareket etmek konusunda bir talime tâbî tutulmuşsunuzdur. Ancak söz konusu uzlaşımlar birtakım teamüllere, geleneklere, göreneklere dayandığı için bunların tek başlarına bir kerecik yapılamayacağı görülür. Biz kendimizi bir topluluğun içerisinde belli şeyleri doğru varsayar, belli kuralları izler olarak buluruz. Kural izleme, bir topluluk içerisinde öğrenilen bir pratiktir. Dolayısıyla dili kullanırken de kullandığımız kuralları ve diğer kuralları izlediğimizde de bunun nedenine ilişkin bir sorgulama, en nihayetinde bir bilginin açığa çıkarılması ile değil, “bizim basitçe böyle yaşadığımız” (Philosophical Investigations, s.217) gerçeğine gelip dayanır. Söz konusu kuralların ve diğer pek çok inancımızın arkasında “yaşam biçimlerimiz” bulunmaktadır. Dil oyunları söz konusu yaşam biçimleri içerisinde oynanır. ...
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008276 okunma
8/10
·291 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2018 18:59
Yirminci yüzyılda felsefesiyle büyük yankı uyandıran Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus'u yazdıktan sonra felsefeye uzun bir süre ara verir ve ardından tekrar felsefeye dönüş yaptığı zaman kaleme aldığı ikinci kitabıdır; Felsefi Soruşturmalar. On altı yıl boyunca küçük notlar halinde yazdığı yazılarını kitap hâline getirmeden ölür bunun üzerine onun manevi mirasçıları notlarını derleyerek kitaplaştırırlar. Tractatus'u bitirdikten sonra bu alanda söylediği her şeyi söylemiş olduğunu düşünerek felsefeyi bırakır. Ama daha sonra 1929'da tekrar felsefeyle ilgilenmek için Cambridge'e gelir ve çalışmalara başlar. Ayrıca önceki eserini birçok konuda da eleştirir. Kitabın içeriğini derin bir felsefe metnine dönüştüren ise mantık ve felsefeyi harmanlaması ve dil oyunları üzerinden okuyucuyu kitabın sonuna kadar soru yağmuruna tutmasında yatar. Onun asıl alanı mantık yani dildir. Çeşitli kavramlarla ve çizdiği sembollerle ortaya attığı görüşlerini kanıtlama çabasına girer ve hayatında dile çok önem verdiğini şu sözcüklerle dile getirir: "benim dilimin sınırları yaşamımın sınırıdır." Gündelik hayatta kullandığımız dili biraz incelediğimizde ve anlamı üzerinde biraz durduğumuzda tam da onun bahsettiği noktaları kavrarız. Çünkü dillin zamanla diğer kültürlerdeki dillerle kaynaşması ve ortaya bir sentezin çıkması, mantık kurallarından yoksun savurduğumuz kelimeler, kalıplar haline geldiği zaman mutlaka insanı etkimesine ve düşünülmeden hareket etmesine zemin hazırlayacaktır. Bu da bir toplumun felaketi olur. Eğer 21. Yy.'da hala diğer insanların bilinçsizce eyleme geçen düşüncesizligi yüzünden zarar görüyorsak bunun en temel nedenlerinden biri; bilinçten yoksun kullandığımız dilin zamanla anlaşılma kaygısı dışında kullanılarak karşı tarafı aşağılayan yargılar içermesidir.
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008276 okunma
Puan vermedi·291 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 22:51
Wittgenstein okumak biraz felsefi altyapı gerektiriyor. Belli bir birikime sahip değilseniz eğer pek bulaşmanızı önermem. Ayrıca orijinal dilinden türkçeye ceviride felsefi terimler biraz zorlanmış... incelemede sadece Wittgenstein üzerinde kalmayacağım,az da olsa bilgi aktarmak istiyorum. Düşünmeye başladığımız andan itibaren zorunlu olarak ortaya çıkan problemlerin bir kısmı insani varlıklarla diğer varlıklar arasındadır.(düşünen varlıklar ile düşünce olmayanın ortaya koyuduğu farklılıklar) dışarıda, zihin dışında olan şey temsilidir. Bir tabloda bir ağacı çizidiğimde temsildir ya da ağacın birebir fotoğrafı olabilir bu iyi kötü bir temsildir.Wittgenstein da bir şeyleri hatırlıyor, (sembolleri yani adın nesneye karşılık gelmesi). Bizim nesneler hakkındaki bilgimiz aslında temsili olmaktan öteye gitmez. Antikçağ için aslında bu bir bölümde doğruydu. Temeline bakıldığında eğer düzgün düşünme,düzgün bilgi edinme yeterliliğine sahipsem hem Platonda hem de Aristoteleste diyelim ;sadece nesnesine uygun bilgiye sahibim. Ama Descartesle birlikte artık cogitans ve extensa bir daha birleşmemek üzere kesin çizgilerle ayrıldığı için zihin dışında olan zihinsel olmayan bir yer, zihin için muamma haline gelir. Descartes sonrasında özellikle Humme ve Kantta özellikle zihin dışında olan ve zihin için bir muamma haline gelir. Ben zihnimdeki ideyi o idenin tekabül ettiği nesne ile karşılaştırma ,kıyaslama şansına sahip değilim çünkü. Elimdeki tek şey ise temsildir . Temsilden başka bir şeye sahip değilim.
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008276 okunma
Puan vermedi·291 syf.··
Beğendi
·
2016 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2016 00:00
Kitap, yazarın vefatından sonra çocukları tarafından onun notlarının derlemesi olarak oluşturulmuş. Bu sebeple anlaşılması biraz zor zira günlük notlarını normal olarak kendince almış ama bu zorluğun da ayrı bir tadı var.
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Totem Yayıncılık · 2008276 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 107. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2022 23:31
witty'e dair bazı notlar: aslında witty'nin tractatus harici hiçbir kitabı kendisi hayattayken basılmamıştır. kesinlik üzerine ve felsefi soruşturmalar gibi ünlü kitapları da dahil aslında bazı öğrencilerinin witty'nin notlarından derlemeleridir. buna rağmen witty, felsefede tüm zamanları ele alacak olursak müthiş şeyler söylemesinin yanında yeni şeyler de söyleyebilmiştir. bunu sanıyorum ki düşünce tarihinde çok az filozof yapabildi, platon-aristo, kant ve witty denebilir kanaatindeyim. witty'nin temel özelliği, teklif ettiği teorilerden ziyade felsefeyi yapma biçimimizi yeniden kurmasıdır. o, bize bir gerçeklik sunmuyor, bir problem çözmüyor, bir sorunsallaştırma yapmıyor, yaptığı şey olagelen her şeyi basitçe açıklamak. birazdan bunu açıyor olacağım. witty 1.dönem, tractatus, resim teorisi: witty birinci dünya savaşında yazdığı ve lansmanında felsefeye dair tüm sorunları çözdüm artık hiçbir problem kalmadı dediği metin olan tractatus, felsefe tarihinde 1.dönem witty'nin temsiliyetini yapan metindir. bu metindeki iddia kabaca şöyle özetlenebilir, felsefeye dair tüm sorunlar aslında bunların ifade ediş şekilleriyle alakalıdır, yani anlamsal/kavramsal mütabakatlardaki ihtilaflardan dolayıdır. türkçe, ingilizce gibi dil tiplerinin anlam için uygun diller olmadığını bunun yerine daha mekanik olan mantıksal bir dil olması gerektiği iddia edilir. sonrasında, witty, söylenebilecek her şeyi içine alabilecek mantıksal bir dil vaz eder, bir tümceler, dizgeler bütünü vaz eder. artık ifade edilecek her şey bu formüller üzerinden ifade edilmelidir. böylelikle evrensel olarak anlam dünyasında bir mütabakat sağlanabilir olacaktır. witty 2.dönem, dil oyunları: witty belirli bir zaman sonra 1.döneminde, tractatus'ta vaz ettiği bu mantıksal dil kuramından, yani resim teorisinden
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2014276 okunma
Felsefi Soruşturmalar
Puan vermedi·256 syf.··
2021 18. kitabı
Dil bilimi ile felsefeyi birleştiren, anlaşılması güç filozof Wittgenstein. Bernard Russell'in öğrencisi olarak boynuz kulağı nasıl geçer göstermiş. Öncelikli amacı kusursuz bir dil oluşturmak; dil kuralları ile mantık kurallarında paralellik sağlamak. Çünkü ona göre, dünyada yaşanan pek çok üzüntünün kökeni insanların birbirini açıkça anlamasından gelir. Dil, özel hayatlarımızın anlaşılması için kullanılan kamusal bir araç olmakla birlikte kendimizi tanımamız için de olmazsa olmaz bir gereçtir. İnsan, kelimelerle düşünüyor nihayetinde. Wittgenstein'in da dediği gibi " bir dil hayal etmek bir yaşam biçimi hayal etmektir." "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarını belirler." Diyerek de dil felsefesini merkezinde sabit tutar. Böylelikle Wittgenstein'in dil ile gerçeklik arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu açıklayan ve dilin pragmatik, göstergebilim, retorik gibi boyutlarını araştıran, dilin insan yaşamındaki önemini bütün yönleriyle ele alan bir dil felsefesi oluşturmuştur. Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus dönemindeki felsefi çalışmalarda "resim anlam teorisi"ni temele alıp cümle durumlarını yansıtmaktadır. Resim Anlam Kuramı; insan sahip oldu sembolik sistem vasıtasıyla varlığını kuşatan semboller dünyasına anlam verir. Felsefi Soruşturmalar döneminde ise sosyal ve dilsel eylemlerini dili temel alarak dil oyunu, yaşam formu, aile benzerlikleri, görüş birliği ile birlikte dil matrisi kavramlarını ortaya koymaktadır. Dil oyunu kuramı: anlam kullanımdır. Filozof dil kullanma ile oyun oynama arasındaki eğitici bir benzerlik olduğunu vurgular. Wittgenstein bu benzerliği; doğal dillerin nasıl birbirine benzediklerini doğal dili yöneten kuralların kesin ve katı dizgeler olmadığını göstermek için kullanılır. Bu çerçevede bir dil oyunu dilin basit bir
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2014276 okunma
Felsefenin İmkanı
Puan vermedi·256 syf.·
2021 82. kitabı
Görüşleri ile analitik felsefede bir kırılma anı yaratan Wittgenstein , dünyamızın sınırlarını dilimizin sınırları ile özdeşleştirerek felsefenin imkanını sorgulamamıza neden olmuştur. Zira düşünür için söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir; üzerine konuşulamayanlar konusunda da susmak gerekir. Wittgenstein’a göre bir sözcük, günlük kullanımın dışında kullanıldığındı an artık dil oyunlarının içine düşmüş demektir. Bu dil oyunlarını yanlış oynamak ya da kullanmak filozofun “yoldan sapmasına’” neden olur. Dolayısıyla Wittgenstein için felsefe, dilin yanlış anlaşılmasının bir yan ürünüdür. Bu yanlış anlama sonucunda aslında problem olmayan şeyler problem yani sahte problemler olarak ortaya çıkar. bu durumu Wittgenstein, ‘‘Felsefi problemler dil tatile çıktığı zaman ortaya çıkar’’ şeklinde ifade etmiştir. Bu nedenle düşünür için ahlaki, dilbilimsel, teolojik, politik, etik vs problemler vardır ama felsefi problemler yoktur.
Felsefe
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2014276 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 8. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 18:27
Kitabı ilginç şekilde beğendim. Birçok şeyi anlamakta zorlandım sanırım bu yüzden okumakta ısrar ettim ve aslında gördüm ki bazı noktalara birer cümlecik kitabın özetlerini sıkıştırmış ve şunu da iddia ediyorum yer yer nefis terbiyesi için baskısız, tavsiye vermediği halde tavsiye alınacak yazımları mevcut...
Felsefi SoruşturmalarLudwig Wittgenstein · Metis Yayınları · 2014276 okunma

Yazar Hakkında

Ludwig WittgensteinYazar · 12 kitap
Josef Johann Ludwig Wittgenstein, 26 Nisan 1889'da Viyana'da doğdu. Avusturyalı bir çelik üreticisinin oğlu, çok yetenekli sekiz kardeşin en küçüğüydü. Berlin'de iki yıl makine mühendisliği öğrenimi gördü. Daha sonra mantığa ve felsefeye yönelen Wittgenstein Birinci Dünya Savaşı'nda Avusturya ordusuna yazıldı, savaş boyunca mantık ve felsefe notları tuttu. 1919'da toplum hayatına döndükten sonra babasından miras kalan serveti dağıttı; aşırı sade ve tutumlu bir yaşam biçimini benimsedi. Öğretmenlik ve bahçıvan yamaklığı yaptı, müzikle ilgilendi. Tractatus ile felsefeye yapabileceği katkıları tükettiğini düşünen Wittgenstein ani bir kararla yeniden felsefeye yöneldi. 1929'da Cambridge Trinity College'de öğretim üyesi oldu. 1939 yılında Cambridge Üniversitesi'nde felsefe kürsüsüne atandı. Hitler'in Avusturya'yı işgal etmesinden sonra İngiliz vatandaşlığına geçti. 1944 sonbaharında kanser olduğu anlaşıldı. 29 Nisan 1951'de Cambridge'de öldü. Çağımızın en önemli düşünürlerinden biri olan Ludwig Wittgenstein, 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde Anglo-Sakson felsefesini derinden etkilemiş, mantık kuramları ve daha sonra da dil felsefesiyle iki özgün felsefe sistemi oluşturmuştur. Başlıca yapıtları: Tractatus Logico-Philosophicus (1922), Philosophische Untersuchungen (1953; Felsefi Soruşturmalar),The Blue and Brown Books (1958; Mavi ve Kahverengi Kitaplar), Tagebücher 1914-16 (1961; Günlükler 1914-16), Zettel(1967; Notlar), Philosophische Grammatik (1969; Felsefi Gramer), Über Gewissheit (1970; Kesinlik Üzerine).