Emre

Siradan kisilerin kendi baslarina düsünmeleri istenmez; çünkü düsünen insanlari yönetmek güçtür
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tarih ders kitaplarinda her ulus yalnizca kendini yüceltmeyi amaçlar. Bir kimse kendi yasam öyküsünü yazarsa, ondan biraz alçakgönüllü olmasi beklenir; ama bir ulus kendi yasamini yazarken, övüncün ve asiri kendini begenmisligin artik siniri yoktur.
Inançlarimizin hiçbiri tam olarak dogru sayilmaz; hepsinde en azindan bir belirsizlik, bir hata gölgesi mevcuttur. Inançlarimizdaki dogruluk payini artirma yöntemlerini herkes bilir. Bunlar da, ilgili bütün taraflari dinlemek, konuya iliskin bütün olgulari saptamaya çalismak, karsit görüste olan kisilerle tartisarak kendi önyargilarimizi kontrol altinda tutmak ve yetersiz oldugu ortaya çikan herhangi bir hipotezi bir yana birakmaya kendimizi alistirmaktir
Düsünce, çogu zaman var olan birtakim dis yönlendirici etkenlerden bagimsiz ise özgür olur. ... En belirgin olanlarindan baslayalim: bazi fikirleri benimsemek veya onlara karsi olmak; ya da bazi konularda bir seye inandigimizi veya inanmadigimizi dile getirmek ceza yaptirimlarina yol açiyorsa düsünce „özgür“ degildir.
En güçlü tutkularimizdan biri de baskalarinin takdir ve saygisini kazanma arzusudur. Bugünlerde takdir ve saygi, zengin görünen insanlara karsi duyulmaktadir. Insanlarin zengin olmak istemelerinin baslica nedeni budur.