Emre

7/10
·148 syf.·
2021 4. kitabı
Kitapta, kahramanımız Siddhartha'nın bir başkaldırışla başladığı kendi özünü arama, gerçek mutluluğu bulma yoluna tanıklık ediyoruz. Siddhartha, arayışına arkadaşı Govinda ile birlikte bir keşiş hayatı sürmekle başlasa da ancak kendi fikriyle uyuştugu kadar devam ediyor bu yolda. Sonrasında bu yoldan uzaklaşan ve akışına bırakan, icinde bulunduğu her durumdan, yaşadığı her olaydan çıkarttığı sonuçla kendine has, bambaşka bir özüne ulaşma süreci olan bir Siddhartha görüyoruz Dünyevi hazlardan arınıp nefsini köreltmekle başladığı öğretiden saparak maddi hazlar evrenine dönen Siddhartha, bunun yanlışlığından ve bu yolda başına gelenlerden de öğrenecek şeyler buluyor. Yaşadığı her şeyi tecrübe ediniyor kendine ve biliyor ki ancak bu şekilde ulaşabilir insan bilgiye, bilgeliğe. Bir öğretiden, bir insandan, bir nehirden hatta bir taştan dahi öğrenilecek çok şey olduğunu gösteriyor bizlere. Kendini ilmek ilmek işleyen Siddhartha, sahip olduğu bakış açısıyla hikayeyi sürükleyici ve anlamlı kılıyor. Her ne kadar burada yorumlamaya çalışsam da bu hikayeyi, kitapta da dediği gibi belki kelimelerle öldürüyorumdur düşünceleri...
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.·
2020 34. kitabı
Her günümüzü geçirdiğimiz bu hayatı, içinde bulunduğumuz düzeni, sistemi acaba ne kadar sorguluyoruz? Belki biz bunu çok yapmıyoruz ama birisi bizim için yapmış, hem de bizim gibi yaşamadığı için bizim ilkel olarak kabul edebileceğimiz cinsten birisi. Bizim insanlar için normal olarak kabul ettiğimiz her şeyin aslında anlamsız, gereksiz en basitinden göreceli olabileceğini bize gösteren bir eleştiriyi inceleyelim… Ne tamamen katıldığım ne de tamamen karşı çıktığım türden fikirler vardı. Ne kadar doğru veya yanlış fikirler olduğu çok da önemli değil çünkü beni öz eleştiri yapmaya ve içinde bulunduğum yaşantıyı değerlendirmeye itti. Bu okuduklarım hayatımı değiştirmeyecek de olsa en azından daha minimalist bir hayatın gerekliliğini bilinçaltımın bir yerine yerleştirmiştir kim bilir. Kitap; para, mülkiyet ve eşya kavramının insanın beynine nasıl işlendiğini ve ona yüklenen değerin yaşadığımız düzende ne kadar belirleyici olduğunu bize farklı bir pencereden sunmuş, günümüz modern insanında karşılaştığı anlamsızlıkları, tutarsızlıkları yüzümüze vurmuş. Kitabın ifadesiyle; türlü türlü iş alanlarından birinde çalışıp kazandığımız bir sürü yuvarlak metal ve ağır kağıtlarla, şeylere sahip olmak için bizler hayatımızı tüketiyor, zaman denen şeyle çekişip duruyor ve bir nevi bolluk içinde yokluk çekiyoruz. Sahip olduğumuz şeyler bir süre sonra bize sahip oluyor ve biz bunlarsız tabiri caizse çıplak ve çaresiz kalıyoruz. Bu düşünceler belki bir ağır eleştiri belki acı gerçeklerdir ama sonuçta ortada bizden çok farklı yaşayan, bizden çok farklı düşünen bir insanın bakış açısı var ve mutlaka bundan çıkarabileceğimiz bir şeyler olmalı…
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
6/10
·288 syf.·
2020 23. kitabı
Bir yandan yazarın, bilinçaltının kullanılmasına dair iyimser yaklaşımı diğer yandan bir süre sonra çok tekrara düşmesi ve hikayelerin gerçekliğine dair belirsizlik düşüncesi... Beğenip beğenmemek arasında ikilemde kaldığım bir kitap. Korku, insan ilişkileri, sağlık, gelecek ve daha birçok konuda bilinçaltına pozitif mesajlarla fayda sağlama, kötü düşüncelerden arındırma temel edinilmiş.(birçoğuna katılmakla birlikte bir kısmının da mantıksız geldiğini söyleyebilirim). Anlatmaya çalıştıkları oldukça güzel fakat anlattıkları bir süre sonra insanı sıkıyor bu yüzden kitap daha kısa olabilirdi. Okumaya değer mi diye düşünürsek, şans verilebilir.
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma