"Sarraf olursan adam olursun, amira* olursun, ekmekçi olursan bok olursun!" derlerdi Eğinliler. Ne yapalım ki büyüklerimiz İstanbul'a gelip ekmekçi olmuşlardı.
SAHAROV: Pinochet Şili'de "Bir yeniden doğuş ve sağlamlaşma devri" başlattı (basına verilen bir demeç) " ... kapitalist devletler demokratik olmak koşuluyla gerçekten insani bir topluma -sosyalist devletlerden daha fazla yakınlaşmaktadır." diye açıkladı ve Batının ·Sovyet makamları üzerine en sert ve en etkili baskıları uygulaması" gerektiğini ekledi. (ABD'de yayınlanan Saharov Söz Alıyor adlı kitaptan alıntı) Saharov "ağır sanayi, yük taşımacılığı ve posta bağlantıları dışında,. hizmetler sektörünün bütünü ve SSCB sanayiin tümü özel mülkiyete geri verilmelidir. " demektedir (kitabının Spiegel dergisinde çıkan özetinden alıntı) . Kapitalizme geri dönüş!
Dârüssaade-i Şerife haremağalarından ve içoğlanlarından ince vücutlu, uzun, çok uzun boylu Abdülgani Ağa, hadım edilmişlerin kadınsı sesiyle, "Olan Agop, yazık ki Armenisin. Müslüman olaydın, seni Sarayın Kur'an hafızı yapardım" dedi. Bu Dârüssaade-i Şerife, sarayın haremine verilen addı.
Başkan telefonla ayaklanmanın komutanıyla konuşmakta, komutan ona, ailesiyle birlikte bir uçağa binip ülkeyi terk etmesini önermekteydi. Gelgelelim o, ha deyince ülkelerinden kaçmış başka devrik liderler gibi uzak bir ülkede bitkisel yaşam sürerek ömrünü dolduracak insanlardan değildi. Serinkanlılıkla,
"Siz beni yanlış tanıdınız, vatan hainleri! Beni buraya halkım getirdi; ancak ölü olarak giderim," diye karşılık verdi.
Yumruklar kalkık, düzenli sıralarla yürüyüşe geçmiş işçiler devrim türküleri söyleyerek kentin eteklerindeki sanayi semtinden sökün edip geldiler. Kentin göbeğinde toplaştılar ve birleşen halkların asla yenilmeyeceğini tek bir sesle haykırdılar.