Ona göre her teşebbüs erkekten gelirdi. Kadın, erkeğin arzularını nedensiz, niçinsiz boyun eğmekle yükümlüydü. Çünkü erkek, kadının "küçük tanrısı" ydı.
Ne zaman umduğu, yürekten arzuladığı bir şey, arzuladığının tam tersi olsa, ilkin pis bir can sıkıntısı, arkadan da önce hafif, gittikçe çoğalan bir baş ağrısı başlardı.