Güzel bir zamanlama ile çok güzel bir kitap okudum. Gerçi sadece okudum denemez, dakikalarca yapılan resimler ve portreleri de inceledim.Kitap, Nazım Hikmet'in oğlu Mehmet Fuat'ın bizlerle paylaştığı resimler, fotoğraflar ve anılardan oluşuyor. Birkaç saat içinde inceleyip bitirebileceğiniz, ancak kitap gözünüze her takıldığında, tekrar tekrar okuyabileceğiniz güzellikte.
Uzun zamandır Nazım Hikmet'in Piraye'ye yazdığı mektupları okuyorum.Kitabı okumak için hiç acelem yok, uzun bir okuma olmasını planlıyorum, bu yüzden de günde sadece üç mektup okuyarak, okuduklarımın tadını çıkarıyorum.Mektuplarda bahsedilen çoğu şeyi bu kitapta görebilmek beni çok mutlu etti bu sebeple.Mesela Nazım Hikmet bir mektubunda Piraye'nin bir resmini yaptığını ve günlerce bu resme baktığını, en son bu resim, onu yapacağı işlerden alıkoyduğu için üzerini örttüğünü, böylece ona bakmadan durabildiğinden bahsediyordu.Bu eşsiz resmi ve daha birçoğunu kitapta görmek mümkün.
Nazım Hikmet sadece muhteşem şiirler yazmamış, resme ve sanata olan merakı ile de eşsiz bir şair olmuştur.Annesi ressam Celile Hanım'a özenerek başladığı ressamlığını cezaevinde kaldığı uzun yıllarda ilerletmiş, kendi portrelerini, Piraye'yi, cezaevi arkadaşlarını resmetmiştir. Özellikle Piraye'nin bir çok resmini yapmış, cezaevinde kaldığı sürece boyunca marangoz ustalarından öğrendikleri ile de pek çok hediye yapmıştır.Özellikle Piraye için yapılan ceviz ağacından - Mehmet Fuad oymalarda çeşitli ağaçları kullandığını ancak Nazım Hikmet'in en çok ceviz ağacını sevdiğinden bahsediyor.- yüzük,oyma tepsi, pudra kutusu görülmeye değer.
Farklı alanlarda böylesine güzel şeyler yapabiliyor oluşu Nazım Hikmet'i daha çok sevmem neden oldu.Mutlaka herkesin okuyup, incelenmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum fakat internet