Kitap henüz bitmedi, biraz zor ilerleyen derin bi kitap, derinliğini okuyucunun anlamlandırmasına izin verilmemiş, yazarın ne yazarken neyi kastettiği dipnotlarla açıklanmış, bu beni çok yordu! Hay bin Yakzan
Kitabın ilk 66 sayfasında yer alan N. Ahmet Özalp’in yazdığı giriş bölümünü atlattıktan sonra her şey daha güzel oldu. Giriş bölümünde sürekli dipnotlarla belgelenen veya beslenen sayfaları okumak kendimi algısı zayıf biri gibi hissetmeme sebep oldu. Bu gardımı düşürüyordu ki Hay’ın hikayesi başladı.
Çıkarımım şöyle!
Bir sürü yemek içinde annemizin yaptığı yemeği nasıl ki tanıyorsak, onun el lezzetini, kullandığı malzemeyi, içine kattığı bir aromayı biliyorsak, bebekliğimizden başlayan gizil bir öğrenmeyle annemizin izini o kekte bulabiliyorsak aynı bunun gibi Allah’ta yarattığı her şeyin özüne izini saklamıştır, onu bulmak her kulun nasibi olacaktır, kimileri için bu dünyada imanla, kimileri için ahirette azapla! Hay özündeki bu izi tek başına buldu, bizler Kuran-ı Kerim ve Peygamberimizin ışığında hala bulamıyorsak vay halimize!
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Kitap kısa hikayelerden oluşuyor, her hikaye kendi içinde sade ve merak uyandıran bir dille yazılmış. Karakter sayıları az, bu kitabı daha anlaşılır yapıyor. Akıcı hızla okunan ve biten bir kitap!