Çünkü aşk tabii bir hâldir ki, insanoğlunun her bir kısmında, yani erkeğinde dişisinde, ufağında büyüğünde, çocuğunda ergeninde, gencinde ihtiyarında, fakirinde zengininde, akıllısında ahmağında, âliminde cahilinde, şehirlisinde göçebesinde görünür. Herkesin gönlü aşk ile yoğrulmuştur
Senin o nazenin vücudun, o gül gibi yüzün çürüyecek. Bir daha göremeyeceğim. Lakin yok yok. Yanlış söyledim. O mezarda çürüyecek tek şey, etten, kemikten ibaret bir şey. Şevişen ruhlarımızdır. Evet ruhlarımızdır ki bu cisim kafesinden kurtuldukları gibi görüşecekler. Ah, şüphem yok ki görüşecekler. Cenab-ı Hak böyle iki aşığı ayırıp bir daha görüştürmemekte razı olmaz.
Ama dediğim gibi bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.