“Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz,olanlar yalnız aptallardır. Evet efendim, on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur; karakter sahibi, çalışkan bir insansa oldukça dar kafalıdır.”
“Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben. Galiba karaciğerimden zorum var. Doğrusu hastalığımın ne olduğunun da farkında değilim ya, hatta neremin ağrıdığını bile iyice bilemiyorum......Huysuzluğumla kimin canını yakacağımı açıklayamayacağım tabii; fakat tedavilerden kaçınmakla doktorlara hiçbir “fenalık” edemediğimi böyle hareket etmekle kimseye değil, yalnızca kendime zarar verdiğimi de herkesten iyi biliyorum. Karaciğerim mi ağrıyor, varsın daha beter ağrısın!”
“Berlioz:
Edebiyat yegane gerçek sanattır. Müzik sadece ona yapılmış fuzuli bir süslemedir. Vergilius, Shakespeare , Byron onlar olamadığım için onların tercümanı olmak zorunda kaldım.”
“Sahne: Bir Zenci’nin sürdüğü, ceset yığılı bir araba geçer.
Louisa - bayılmış ha-
Konuşmasını duyan, erkek ruhlu sanırdı onu,
Sertler, uysallardan daha zayıf oluyor anlaşılan,
Rezil korkunun yuvası da tutkullu yüreklerde!”
Ey benim şahım; hayatımı bağışladın ama karşılığında hikâyelerimi çaldın benden. Oysa ben sadece hikâyelerde yaşayabilirdim. Şimdi onlar tükendi ve benim hikâyem de sona erdi.
Şehrazad’ın Ölümü
İntizar Hüseyin