Enes b. Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: Zeyd b. Sabit radıyallahu anh, bana Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte sahur yemeğini yediklerini, sonra da namaza durduklarını anlattı. "Sahurla namaz arasında ne kadar süre vardı?" dedim. "Bir adamın elli âyet okuması kadar" dedi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Enes b. Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: Zeyd b. Sâbit radıyallahu anh "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte sahur yemeği yedik, sonra namaz kıldık" deyince ben, "Sahur ile ezan arasında ne kadar süre vardı?" diye sordum. O da "Elli âyet (okuyacak) kadar" dedi.
Kesinlikle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı sahur yemeğini fecre yakın vakte kadar geciktiriyorlardı. Hatta bazılarının vakti kaçırmamak için süratli yedikleri rivayet edilmiştir. Öyleyse sünnet olan sahur yemeği vakti, fecrin vaktine yakın olandır.
Birinci hadisin yani "Çünkü o, gece ayakta olanın, ibadet edenin artık biraz istirahata çekilmesi..." kısmı, "Bilal radıyallahu anh'ın ezanı gece vaktindedir ve aynı zamanda sabah vakti çok uzak değildir" anlamındadır. Bu, gece teheccüd kılanın sabaha dinç kalkması için biraz uyuması, vitri kılmamışsa vitri kılması, abdeste ihtiyacı varsa abdest alması gibi ihtiyaçların karşılanması için bir ilândır.
Yine hadisin "uyuyanın da artık uyanması için..." kısmı ise, kişinin hafif teheccüd veya vitir kılmamışsa vitri kılması, oruç tutmak isteyenin sahur yapması, banyo ihtiyacı olanın yıkanması, abdest alınması ve kişinin fecirden önce yapılması gerekenleri yapması anlamındadır.
Sehl b. Sa'd radıyallahu anh, "Ben ailemle birlikte sahur yemeği yiyordum. Sonra sabah namazını Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte kılmak için süratli yiyordum" dedi.