Sahurun bereketleri şunlardır:
a. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şerî emre uyulmasını emretmiştir. Bir kul için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyruğuna uymak, dünya ve ahiret saadetini kazanmaya vesiledir.
b. Ehl-i kitap sahur yapmadıkları için hadiste onlara muhalefet vardır. Ehl-i kitaba muhalefet etmek dinimizde önemli esaslarındandır. Bu sebeple onlara özgü âdetlerde, ibadetlerde ve ahlâklarda onları taklit etmek, onlara benzemeye çalışmak bize haramdır.
c. Şüphesiz sahur yemeğini yiyen kişi, gündüzün Allah'a olan itaatini, ibadetini rahat yapar. Bu, gün boyu açlık ve susuzluktan kaynaklanan kötü ahlâkî davranışlardan uzak kalmasına vesiledir.
d. Şüphesiz sahura kalkan kişi dua, zikir, istiğfar ve tevbenin kabul edilme zamanını yakalamış olur. Halbuki uyuyan kişi, bu fırsatı kaçırmış olur. Bilindiği gibi Yüce Allah sahur vaktinde istiğfar eden kullarını övmüştür.
e. Sahura kalkan kişi sabah namazını zamanında kılma imkânına sahip olacağı gibi birinci safta ve imamın arkasında durma, ezanı takip etme ve sabah sünnetini edâ etme faziletine nail olur. Çünkü sabah sünnetinin müekked olduğu hadisle sabittir; hatta dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olduğu ifade edilmiştir.
f. Sahura kalkan kişi, yemeğinin bir kısmını başkasına vererek, kendisiyle beraber sahur yapanın ecrinin ve kendisinin ecrinin birleşeceği bir şekilde sevap kazanma fırsatı yakalamış olur.
g. Bilindiği gibi önceden yasak olan yeme-içmeye, daha sonra akşamdan fecre kadar ruhsat verilmiştir. Böylece sahur, kulların Allah'a şükretme saati olmuştur.
"Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır." Sahur kelimesindeki "sin" harfi üstünle harekelendirilip okunduğunda sahur vaktinde ye-nilen yemek olur. "Sin," damme yani ötreyle okunduğunda mastar olur. Yani "et-tesahhur" ...O da "es-seher" kelimesinden türetilmiş olup "ge-cenin son vakti" demektir. 162
Bereket: Bir şeyin Allah tarafından çoğaltılması ve sürekli artırıl-masıdır. 163
"Mübarek kahvaltıya buyrun." Sahura "kahvaltı" denildi. Çünkü kahvaltı, sabah yenilen yemektir. Sahur da onun yerine yenildiği için böyle denilmiştir.
Hattâbî rahimehullah şöyle demiştir: "Kahvaltı denilmiştir. Çünkü oruçlu, sahur yemeğiyle sanki gündüz tuttuğu oruca karşı kendini güçlü kılmıştır. Araplar bir kimse erkenden bir işi görmek için çıkarsa 'Ğadâ fulan lihacetihi' derler. Bu zaman dilimi, sahurdan güneşin doğmasına kadardır."
Mikdâm b. Ma'dîkerib radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, "Sahur yemeği yemelisiniz.Çünkü o, mübarek bir kahvaltıdır. Ona devam edin ve onu terk etmeyin" buyurmuştur.
Amr b. el-As radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Bizim orucumuz ile ehl-i kitabın orucu arasındaki fark, sahur yemeği yemektir" buyurmuştur.