SANAL GÜNAHLAR CEHENNEMİ
Bilerek günaha dalmak Allah'a isyan etmektir. İblis de Allah'ı inkar ettiği için değil, ona isyan ettiği için şeytan oldu.
Sanal ortam da işlenen günahların normal hayatta işlenen günahlardan hiçbir farkı yoktur. Yani günahın sanalı olmaz.
Sanal ortamda işlenen günahların cezası için sanal bir cehennem yok. İnternette işlenen günahlar da aynı cehennemde karşılık bulacaktır.
ALLAH'IN BEĞENİSİ Mİ, ŞEYTANIN BEĞENİSİ Mİ?
"Allah iyilik yapanları sever."
Nasıl bu dünyadaki her hal ve tavrımızla Allah'ın beğenisini kazanmaya gayret etmemiz gerekiyorsa, internet ortamında da yapacağımız tüm uygulamalarda temel hedefimiz Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır.
Kaç yüz bin takipçimiz ve beğenimiz olursa olsun Allah beğenmedikten sonra bu sayının bize hiçbir faydası olmayacaktır.
Beğen tuşunu tıklayarak yaptığımız her beğeni onaylamak demektir. Sosyal medyada neyi ve kimi onayladığımız, dikkat etmemiz gereken en önemli husustur.
Normal hayatta beş kuruş etmeyen insanlar bazen sosyal medyada milyonların sevgilisi olabilir. Bizim derdimiz milyonların değil Allah'ın beğenisini kazanmak olmalıdır.
Eğer sosyal medyadaki davranışlarımız, Allah'tan ziyade şeytanı razı ediyorsa farkında olmadan şeytanın trollüğüne girmişiz demektir.
PAYLAŞIMLARI İLE "ALLAH'I HATIRLATAN ADAMLAR"
"Sizin en hayırlılarınız görüldüklerinde Allah'ı hatırlatan adamlardır."
Genç kardeşim!
Sahabeler tarafından Hz. Peygamber (sav) Efendimiz'e, "Ya Rasulallah! En hayırlı adam kimdir?" diye sorulduğunda, "Sizin en hayırlınız görüldüğünde Allah'ı hatırlatan adamdır."diye buyurmuştur. Efendimiz bu tarifi ile ticaretten siyasete, sosyal hayattan aile hayatına kadar hayatın her alanında her türlü hal ve hareketi, giyinişi, görüntüsü, davranışı ve yaşantısı ile İslam'ı temsil eden müminleri tarif etmiştir.
Modern dünyada görünürlük sadece normal hayatta değil sanal âlemde de mümkün hale gelmiştir. Sanal âlemdeki kimliğimiz, beğenilerimiz, paylaşımlarımız, sayfalarımız ve sitelerimiz, her türlü sosyal medya uygulamalarımız bizim internet âlemindeki görünürlüğümüzdür. Bu anlamda tüm internet uygulamalarımız ile İslam'ı temsil ederek, Allah'ı ve onun emirlerini hatırlatarak Efendimizin tarif ettiği hayırlı insanlardan olmamız mümkün olabilir.
Gerçek hayatta sözlerimizin tesirli olması için nasıl haramlardan kaçınmamız ve söylediklerimizi önce kendimizin yaşaması gerekiyorsa aynı şartlar sosyal medyada da unutmamak gerekir.
AMEL DEFTERİ VE İNTERNET KAYITLARI
Kıyamet günü insanlar hesaba çekilirken amel defterimiz tüm yapıp ettiklerimizi ortaya dökecektir. Elbette ki internet ve sosyal medyada yaptıklarımız, geçirdiğimiz vakitlerde bu defterin içerisinde kayıtlı olacaktır.
Kıyamet günü belki gerçek âlemde yapıp ettiklerimizden daha fazla sanal âlemdeki hayatımız başımıza bela olabilir. Gerçek hayatta ömrümüz boyunca ta-nıştığımız ve bir şekilde ilişkide bulunduğumuz insanlarla olan hesabımızın dışında sanal âlemde, sosyal medyada ilişki kurduğumuz binlerce insanla olan hesabımız da kıyamet gününde karşımıza çıkacaktır.
Ne kadar çok insan o kadar çok hesap demektir.
Kıyamet günü hesap zerreler üzerinden olacak. "Kim zerre kadar bir kötülük yaparsa onu görecek, kim de zerre kadar bir hayır işlerse onu görecektir."Zerrelerin bile hesabını vereceğimiz bir günde sanal âlemde yaşadıklarımız bunun dışında kalabilir mi?
SANAL ÂLEMDE DE OLSA ÖLÇÜ "NİYET"TİR
"İçinizdekileri gizlesiniz de açıklasanız da Allah onu bilir"
Hz. Peygamber (sav) Efendimizin, "Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır." hadisi internet ortamında yaptığımız işleri de kapsamaktadır. Sosyal medya üzerinden iyi niyetle yapılan işlerin karşılığının alınacağı gibi kötü niyetle yapılan her uygulamanın da karşılığı muhakkak görülecektir.