⊰•кûllû мєη ‘αlєунâ ƒâη•.❁⊱
•Yalnızlığı isteyenlerin bir kısmı da nezaketi zayıflığın bir parçası, hoşgörüyü ödleklik olarak görenlerin kabalığından uzaklaşmak için ister.
içimde incinmiş bir atın o son cümlesi
ölmek değil
asılmak istiyordum
dünyaya tayımı saldığım günden beri
şimdi
kim bilir nerede değilim diyerek
günler yanımdan
günler önümden
günler içimden
etinle geçiyor sevgilim
etinle
nefis bir hevesle
başka neresine gider
başka nereme gidebilirim ki deyip
göğsümdeki kazı alanına gittiğim o gün
yerdeydi her şey
yerdeydi herkes
üzerini örtüp sen uyu dedim
sen uyu
ben bu yerde biraz daha bağdaş kurup
sen uyu
ben biraz artık hiç uyumayacağım...
biri beni kurtarsın bu yarasa zulmünden
övsün istemiyorum beni artık suçlular
yüzümden okunan kitabın müellifi çıksın ortaya
kendimle geçinemiyorum bari bunu anlasın
bir de kaç yılda geçer bir sevgili yarası
tek dipnotu bu olsun benim ahmak yazgımın
şimdi ne anlatsam size tuhaf kaçar, susayım
mahrumdu meleklerden geceleri konduğum pencere kenarları
sapanla çocuk vuruyordu bahçemizdeki kuşlar
meydana saklanmış adamlar geçmişiyle korkuturdu beni
aklımı bu yüzden yitirdim
özenle kırılırken kalbim kefilim yok
aradan çıksın dedim bu yüzden yaşıyorum
hâlâ
nasıl yaşıyorum mezarım kazıldıkça
kaç kişiyiz diyorum,
küllükteki izmaritleri sayarken
kalabalık masada dolaşırken soluyor tüm sözler
en çok solan benim,
tıpkı hain bahçıvanın kör makasında
ne kalkacak kadar güçlüyüm, ne de umudum kaldı kendi közümden