Uzak ya da yakın bir geçmişim olmamıştı. Bekleyecek ya da umut edecek bir şey bulmakta güçlük çekiyordum. Yeniden başlangıç yapabileceğim bir yer varsa bile, ben o yerden çok uzaktaydım. Geçmişten kovulmuştum, şimdiki zamanda kalmak için de bir sebep bulamıyordum.
Bir hikayeden yoksun olmak, sonsuza dek bir başlangıçtan da yoksun olmaktı aynı zamanda. Başlangıcı olmayan şeyin bitişi de olmuyordu. Dönülecek bir yeri olmayan, sahilci bir yolculuktu bu.