Kişilere ve eşyaya bakma tarzında manidar bir fark vardır. Konuştuğunuz bir insanın mimik oyunu, bu oyuna iki ruhun mütemadi sinyal alışverişi olarak değil de dış dünyadaki bir olay gözüyle bakınca tarifsiz biçimde yadırgatıcı bir hâl alır; eşyanın sessiz sakin durmasına alışkınızdır, bizimle daha hareketli bir ilişkiye girmeleriniyse ürkütücü bir hayal sayarız. Ama onlara fizyonomilerindeki küçük değişimlerin duygularımızdaki hiçbir değişimden cevap bulmayacakları şekilde bakan yalnızca bizzat bizizdir ve bunu degiştirmek için aslen tek gereken, dünyaya sadece akılla bakmamamız, dünyanın duyular ve ölçüm aletlerimiz yerine ahlâkî duygularımızı uyandırmasıdır. Bir manzaranın bizi zenginleştirip ihsanda bulunduğu heyecan, böylesi anlarda öyle şiddetlenir ki tek gerçek görünen, gözlerin ötesinde eşya, berisindeyse duygu ve düşünce halinde yoğunlaşan ve bu iki kısmın birbirinden ayrılmadığı muallaktaki bir durum olur. Ruha ihsanda bulunan ortaya çıkar; buna gücü yetmeyense, insanın gözlerinin önünde kaybolup gider.
Taşların arasındakı bu parıtılı sukunette panige benzer bır korku vardı. Dünya belli bir iç davranışın sadece kabuğuymuş da o davranışla birlikte değiştirilebilirmiş gibi duruyordu. Ama dünya ve benlik sabit değildi, yumuşak bir derinliğe daldırılmış birer iskettiler, birbirlerini bir biçimsızlikten kurtarmaya çalışıyorlardı.
iki çift göz uzun uzun birbirlerine bakınca, kişilerden biri bakışlar üzerinden diğerinin yanına varır ve artık geriye kalan, cismi olmayan bir duygudur. iki çift göz, esrarengiz bir saatte aynı şeye bakıp da o şeyde birleşince -her şey derinlerde bir duygunun içinde savrulmaktadır ve eşya, bu zemin sertken onlar nasıl duruyorlarsa ancak öyle sabit durur- donuk dünya sessizce, mütemadiyen hareket etmeye başlar. Kanla beraber huzursuzca inip kalkar.
Sevdiğin birini anlamak onu tecessüs etmekle olmaz, o anlayış birçok mutlu ilhamın içinden bir hediye olmalıdır. Kişi ancak kendisine zenginlik katan şeyi idrak edebilir. Mukadder bir uzlaşının, asla var olmamış bir ayrılığın yanılmaz emniyeti içindeyken ancak, nitelikleri hediye edebilir insan.