Aster

Aster
@Riorhyme
Öğrenci
Diş Hekimliği
Ankara
2005
5 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Seni böyle seversem asarlar beni. Bir deniz fenerinin söndüğünü görürsün. Evlerine kapanır gemiler, Sis basar bütün limanları. Seni böyle sevdiğimi bilmezler. Bilseler de bilmezler. Ay batar, gün doğar, yer oynar yerinden, Duymazlar. Seni böyle sevdiğimi bilseler asarlar beni. Yokluğunu anlatırlar önce bir güzel, Dudaklarım çatlayınca susuzluğuna. Sabah beş buçukta ipe çekerler. Seni böyle sevdiğimi bilmezler. Bilseler de bilmezler. Ay batar, gün doğar, yer oynar yerinden. Duymazlar. İbrahim Karaca
Şiir
Reklam
Günün Şarkısı
Can Evimden Vurdun - Siya siyabend 'Gaflet içinde dans ediyoruz fakat bakmayın; aşığız, terk edildik veya işte can evimizden vurulduk.' duygusunun şarkısı. (Alıntı)
Müzik
Olmak Ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu!
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini.
Müzik
Desem ki
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en solmazını Toprakların en bereketlisini sende sürdüm Sende tattım yemişlerin cümlesini Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin. Desem ki... İnan bana sevgilim inan Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi fark edemezsen Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme müsterih ol Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum
Şiir
severmişim meğer
Yıl 62 Mart 28 Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım Akşam oluyor Dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer Akşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedimtoprağı severmişim meğer Toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen Ben sürmedim Platonik biricik sevdam da buymuş meğer Meğer ırmağı severmişim İster böyle kımıldanmadan aksın kıvrıla kıvrıla tepelerin eteğinde Doruklarına şatolar kondurulmuş Avrupa tepelerinin İster uzasın göz alabildiğine dümdüz Bilirim aynı ırmakta yıkanılmaz bir kere bile Bilirim ırmak yeni ışıklar getirecek sen göremeyeceksin Bilirim ömrümüz beygirinkinden azıcık uzun karganınkinden alabildiğine kısa Bilirim benden önce duyulmuş bu keder Benden sonra da duyulacak Benden önce söylenmiş bunların hepsi bin kere Benden sonra da söylenecek Gökyüzünü severmişim meğer Kapalı olsun açık olsun Borodino savaş alanında Andırey’in sırtüstü seyrettiği gök kubbe Hapiste Türkçeye çevirdim iki cildini Savaşla Barış’ın Kulağıma sesler geliyor Gök kubbeden değil meydan yerinden Gardiyanlar birini dövüyor yine Ağaçları severmişim meğer Çırılçıplak kayınlar moskova dolaylarında predelkino’da kışın çıkarlar karşıma Alçakgönüllü kibar Kayınlar rus sayılıyor kavakları türk saydığımız gibi İzmir’in kavakları
Şiir
Reklam