"Bilim bana Tanrının mutlaka var olması gerektiğini söylüyor. Aklım bana Tanrıyı asla anlayamayacağımı söylüyor ve kalbim bana mutlaka anlamam gerekmediğini söylüyor."
Seni böyle seversem asarlar beni.
Bir deniz fenerinin söndüğünü görürsün.
Evlerine kapanır gemiler,
Sis basar bütün limanları.
Seni böyle sevdiğimi bilmezler.
Bilseler de bilmezler.
Ay batar, gün doğar, yer oynar yerinden,
Duymazlar.
Seni böyle sevdiğimi bilseler asarlar beni.
Yokluğunu anlatırlar önce bir güzel,
Dudaklarım çatlayınca susuzluğuna.
Sabah beş buçukta ipe çekerler.
Seni böyle sevdiğimi bilmezler.
Bilseler de bilmezler.
Ay batar, gün doğar, yer oynar yerinden.
Duymazlar.
İbrahim Karaca
Can Evimden Vurdun - Siya siyabend
'Gaflet içinde dans ediyoruz fakat bakmayın; aşığız, terk edildik veya işte can evimizden vurulduk.' duygusunun şarkısı. (Alıntı)
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.