Her şeyden önce ilkeller arasındaki yasakların gerçek kaynağını, yani tabunun gerçek doğuşunu araştırmanın
yararsız olduğunu söylemeliyiz. Bizim varsayımımıza göre, bu kaynak onlarca "bilinç dışı' olduğu için tabular bize bu
kaynağı bildiremez. Fakat nevrozlardaki yasağı model olarak alıp tabunun tarihini
şu biçimde kurabiliriz: Tabular tarihlerinin bir evresinde ilkellere dışardan zorlanmış çok eski yasaklardır, yani daha önceki bir
kuşağın daha sonraki bir kuşağa zorladığı kurallardır.
Demek, sandığım kadar yalnız değil insanlar. Herkes birbiriyle konuşuyor. Lütfen diyorlar, özür diliyorlar, birbirlerine bu küçücük kelimelerle ilmek atıyorlar. Bu küçük küçük ilmeklerle yekpare bir dantelâ oluşturuyorlar.
Kara gecede, kara taşın üstündeki kara karıncanın kıpırtısı bile denetim altındayken som bilinç olan insanın —elbette insan'ın— kendini denetimden uzak sayması mümkün müydü? Mümkün müdür?