Anladım ki, tüm hayallerimiz baştan sona bizim kendi gerçeğimiz, fakat bizim bir başka gerçeklik yokmuş gibi yaşadığımız her şey de hayatın kurmacasıymış meğer!
Sinemayı bu kadar büyülü kılan şey, belki de insanların “yitirdikleri zamanı” sinemada bulma ihtimalidir. Seyircinin aradığı şey sadece “geçmişte kalan” zaman değil, boşa geçip giden, “kaybettiği” bir zamandır da.