Konuşmaya niye şöyle başlamıyoruz: Senin şu an yapabileceğin her şeyin üstünden geçtik mi? Önce onları yapabilir miyiz? ... Bildirim ayarlarını değiştir! Çocuk oyuncağı işte, değil mi? Beş dakikada bir gelen şu Facebook bildirimlerini kapat yahu! Gününü planlamaya ne dersin? Kaçımız gününü planlıyor? Twitter'daki haberlerin ya da dış dünyada olup bitenlerin zamanımızı gasp etmesine izin veriyoruz - halbuki ben zamanımı nasıl kullanmak istiyorum diye sorabiliriz."
Güzel bir öğleden sonra planlamıştık." Baba-kız okunan kitaplardan birini okuyorlarmış ve kızı "İstediğiniz süper güce sahip olabilseydiniz hangisini seçerdiniz?" sorusunun yazılı olduğu sayfaya gelmiş. Kızı soruyu düşünürken Nir'e mesaj gelmiş ve "kızımla birlikte orada olmak yerine telefonuma bakmaya başladım". Kafasını kaldırdığında kızı orada değilmiş. Çocukluk, çocuklarla anne babaları arasındaki ufak bağlantı anlarından oluşur. Bu anları kaçırdığınızda geri dönüşü olmaz. Nir işte bunu fark etmiş: "Telefonuma gelen şeyin, kendisinden daha önemli olduğu mesajını almıştı kızım."
Edebiyatın, büyük bir iyimserlikle yarattıkları şeyin kontrolünü kaybeden insanların hikayeleriyle dolu olduğunu söylüyor Aza. Dr. Frankenstein'ın yarattığı canavar kaçıp cinayet işliyor sözgelimi.
Bütün kariyerini iyi olduğunu hissettiğin bir
teknoloji için çalışarak geçirdiğini hayal et. Bu teknoloji demokrasiyi güçlendiriyor. Yaşam tarzını değiştiriyor. Yaptığın şeyler nedeniyle arkadaşların sana değer veriyor. Sonra birdenbire şöyle diyorsun: Üstünde hayatım boyunca çalıştığım bu şey sadece anlamsız değil, aynı zamanda en sevdiğim şeyleri mahvediyor."