"Bazen kendimi o kadar önemsiyorum ki sanki ben tek bir dünyayım. Bir de başka bir dünya var ve bir türlü iletişim kuramıyoruz zannediyorum. Sonra da "Ya bir dakika, ben evrenin bir parçası değil miyim?" diyorum kendimi zorlamak için. "Yani ben kum gibi bir şeyim, dünyada beni kimse tanımıyor ve bana bir şey olsa dünyanın akışı değişmeyecek" diyorum. Bu düşünce beni o kadar rahatlatıyor ki!
"Ne yaptım bugüne dek? Pek bir şey yapmadım
aslında. Gerçek bir işte çalışmadım, patronum
olmadı. Olgun insanlar dünyasına hiç girmedim
girmeye de niyetim yok. Bunun yerine kendime
bir hayal dünyası yaratmayı tercih ettim. Kimliğimi hayaller oluşturuyor. Gerçeklik o kadar da
güzel değil."
"Para önemli bir şey gibi gelmiyor bana. Ama
parasızlık çok zor bir şey. Aileden verilen, öğretilen "Para seni geçmesin her zaman sen kuvvetli
ol ve kimseden bir şey isteme, kimseden borç istemeyeceksin, kimseye borcun olmayacak." Ben
de her zaman para konusunu minimumda tuttum.
Param olmadığı zaman da yaşamayı biliyorum
Açlıktan korkum yok. Bazen güzel bir ağrı kesici
oluyor para. En eksik şey olmalı insan hayatımda
parasızlık. Çünkü insanın zaten varoluştan bir
sürü derdi var. Bir de para işin içine girerse iyi olmuyor."
"Şarkıda adam kadına: onu istediğini, ihtiyacı olduğunu, ama ona aşk veremeyeceğini söylüyor. Nedenini de ekliyor: Adamın aşkı, yıllar öncesinden bir başkasına ait. Mini bir ironi yapıyor sonra
kadına: "Üzülme" diyor," üçte iki fena bir oran değil."
"İçimde hep iki kutup savaşıyor. Bir taraf "İnsanlara önem verme" diyor. Gururum da diyor ki "Hayır sen ne düşünüyorsan, ne hissediyorsan doğru
odur." Tekrar öteki ses, "Onlar seni beğenmezse
sen yoksun" diyor.