Geçmişi de geleceği de boşver. 20 yaşındasın. Bu da demektir ki bir yıl ömrün var. Sonra 21 olacaksın. O gün geldiğinde de ölecek ve 21 yaşında başka bir insan olarak doğacaksın. Zaman kaybetme. Kaybettiğin her saniye seni değiştirecek ve sonra istesen de dönemeyeceksin şu an olduğun hale. Boşuna gelecek hayalleri kurup zihnini meşgul etme. Daha da önemlisi kendini gelecekle kandırma. Sadece kendini ve içinde bulunduğun anı düşün. Kendini anlamaya çalış. 20 yaşındaki sen, kimsin? Ve eğer bu sorunun yanıtını bulabilir ya da en azından buna dair bir fikir edinebilirsen bir kağıt ve kalem al, sonra da yaz. Kim ya da ne olduğuna dair düşüncelerini yaz. Elbette yazacaklarını ben okuyamam. Çünkü bana ulaşana kadar, farklı yaşlardaki bizler tarafından o kağıtlar çoktan kaybedilmiş olur. Dolayısıyla bana yazma. Kendine yaz. Kendin için yaz. Ben seni anlamasam da olur. Sen kendini tanı, yeter. Her ne kadar bunu tam olarak başaramayacak olsan da dene. İstediğin kadar dene ve yanıl. Ama dene. Açıkçası, bunu senin için istemiyorum. Kendini tanımak için çabalamanı sadece kendimi tanıma çabamda bana yardımcı olması için istiyorum. Biliyorum ki sen bir cümleye başlarsan devamını ben getiririm. Ben ve benden sonrakiler... Her ne kadar o cümle bitmeden hepimiz ölecek olsak da sen yazmaya başla. Başka da bir şey düşünme. Özellikle de beni. Hele gözlerini kapatarak, asla! Geleceği ya da geçmişi unut ve 20 yaşında olduğunu hatırla. Kendini hatırla. Hatırladıkça da hatırlat. Bana kendimi hatırlat.
Şimdi aç gözlerini. Yoksa çok geç olacak.