ilgi duymuyordum. Hiçbir seye ilgi duymuyordum. Nasil kaçabi-
lecegime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yasamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadigim bir seyi anlamislardi sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama.
İntihar? Tanrım, caba gerektiriyordu. Bes yil uyumak istiyordum ama
izin vermezlerdi.
Mutsuz olup olmadigimdan emin degildim. Mutsuz olamayacak kadar bedbaht hissediyordum kendimi.
Dünya bir bahçeye dönüsmüstü sanki ve ben içinde bir çim biçeri gibi itip
çabalıyordum.
Sarıkamış Felaketi..
“1914 Aralik ile 1915 Ocak ayinda yapilan birinci
Kafkas seferi: Enver'in komutasinda olup General Von Bronzar in kurmay başkanlığında bulunduğu doksan bin askerlik üçüncü ordu sinira yakin Hasankale yöresindeki dag-lar üzerinde pek uygun savunma yerlerinde ve kendinden üstün olmayan Rus kuvvetleri karsisinda idi. Ordu basaril savaşlarla daglardan geçebilse bile kuşatma topları olmadigindan Kars kalesini hiçbir zaman alamazdi. Hal böyle iken, önlenmek için yapilan bütün tavsiyelere rağmen, Sarikamis
• Kars üzerine saldiriya geçilmek kararı verilmistir. Sol hatta karlı dağların keçi yollari üzerinde yetersiz yiyecek hazırlığı ile harekete gecen iki kolordunun sonu ikisinin de ayri ayri yenilmesi olmustur. Baska bir kolordu da bu arada cep-hede basarisiz savaşlar yapiyordu. Resmì belgelerle anlaşıldı ki doksan bin kişiden ancak on iki bin kadar er pek acıklı durumda geri dönebilmistir. Geri kalani vurulmus, açlıktan ölmüs, donmuş veya esir düşmüştür. Harp tarihi bu saldırı için hicbir özür bulamayacaktır.”