Anne-babalarımızda reddettiğimiz
duygular, özellikler ve davranışlar kuvvetle muhtemel bizim içimizde yaşayacaktır. Bu bizim onları farkında olmadan sevme biçimimizdir, onları yaşamlarımıza geri getirme yolumuzdur.
Örneğin, ilk doğan kız çocuk babasını algılayış biçimine benzer şekilde duygusal olarak ulaşılmaz ve kontrolcü özellikte
olan bir erkekle evlenebilir ve bunu yaparak annesiyle aynı dinamiği paylaşabilir. Duygusal yönden kapalı ve kontrolcü bir erkekle evlenerek annesinin deneyimlerini tekrarlamakta ve onun memnuniyetsizliğine katılmaktadır. Ikinci kız çocuğun ise annesinin ifade edilmemiş öfkesini taşıma ihtimali
vardır. Bu şekilde, o da aynı travmadan etkilenmektedir fakat farklı bir özelliğini taşımaktadır. İlk kız çocuk babasını reddetmediği halde ikinci kız çocuk, bunu yapabilir.