‘’Evet,tabiatın gücünü kadına benzetmek bütün kadim inançlarda ortaktır. Ancak, sadece doğurganlığıyla kadınla tabiat arasında bir bağ kurmak bize bir iltifat değil, aksine bir tuzaktır! Çünkü insanlık, tabiat olaylarının henüz sebeplerini bilmediği binlerce yıl öncesinde,tabiata saygı duyarken aynı zamanda onu vahşi, akıldışı, sırlarla dolu olarak görmüştü. Şimdi artık, kadınla tabiat arasında kurulan ilişki, onu akıldışı ve vahşi olarak dışlar, uzaklaştırır. Nereden mi? E tabi ki akıl bahçesinden! Aklı kime teslim eder? Sadece ve sadece erkeğe! Akıl tek bir cinsiyete bırakılmayacak kadar önemlidir.’’
‘’Zekası ve/ya erdemiyle bizi şaşırtan insanların yarattığı mahcubiyet,kendi önyargılarımızla hala yüzleşebildiğimizin de sevindirici bir işaretidir.’’