"Geri döndüm ve hakkım olanı almaya kararlıyım, dedi Cinder."
Winter, Ay Ülkesinin en sevilen insanı, Prensesidir. Üvey annesi Levana, kızın güzelliğine, herkes tarafından sevilip, sayılmasına, saygı duyulmasına o kadar sinir olur ki öldürmeye kadar teşebbüs eder. Winter, ay gücünün tehlikeli olması sebebiyle uzun zamandır kullanmaz ve bunun bedeli olarak gerçek olmayan, aklı delirtmeye sebep olacak şeyler zihnini işgal eder. Çocukluğundan beri hem onun arkadaşı hem de muhafızı olan Jacin asla yalnız bırakmaz. Her nefesinin arkasında onu korumaya çalışır. Ciddi anlamda söylüyorum kitaptaki en sadakatli, en güvenilir, aşık olduğu kadın ne halde olursa olsun onu terk etmeyen bir çar; Jacin. Tabii ki Kai ve Wolf'un haklarını yememek gerekir. Onlarda gözümü doldurdu, her anlamda.
Evet, asıl mesele serinin ilk kitabından son kitabına kadar süren beni hadiiii artık yapın şu işi dediğim yere geldik. Ay Ülkesi tahtı asıl sahibine kavuşmayı bekliyor. Uzun zaman önce çoğunluğun öldüğünü sandığı ama yaşayan onları Levana'nın bitmek, tükenmek bilmeyen hırsından kurtaracak teki kişi; Cinder.
Cinder ve ekibi bu kitap süresi boyunca çok çaba sarf etti. Ay Ülkesi hiçbir zaman bir isyan belirtisi göstermemiş çünkü Ay sihri onların beynini yıkamaya yönelik bir güce sahip olduğu için bu imkansızdır. Tabii ki isyannicin bir liderleri olması gerekiyordur. Cinder, Ay halkına kendilerinin bi hakkı olduğunu, kendi kararlarını verebileceklerini en önemli uzun zamandır yapay bir memnuniyet duygusu yaşatan zalim Levana'dan kurtulma ihtimali vermiştir.
Cinder, Kai, Iko, Scarlet, Wolf, Cres, Kaptan Thorne ve daha nicesi bu savaşın en ön sahfasından yer alır. Bi taraftan Cinder ve ekibi diğer taraftan Ay sihrine sahip acımasız Levana ve ekibi... Ortalık kan gölüne döner ve amansız bir savaş