RoYaLSi

9/10
·408 syf.·
2023 2. kitabı
M.Ö 536 yılından 2099 yılına kadar beş farklı dönemi anlatan bu roman için aslında beş farklı hikâye okuyoruz desek yanlış olmaz sanırım. Dönemler arasında ortak olarak karşımıza çıkan sadece bir madalyon. Bu madalyonun zaman içerinde kimlerin eline geçtiğini görüyoruz ama asıl olay bu değil bence. Romanda insanların yüzyıllar boyunca birbirleriyle sürekli savaş halinde olmalarına ve aslında dünyayı nasıl yok ettiklerine tanık oluyoruz. Romanın sonunda Adem ile Havva'ya atıfta bulunması da hoş bir detay olmuş. Ayrıca yazarın ele aldığı her döneme uygun bir dil kullanması ve bunda aşırıya kaçmaması takdir edilesi bir başarı. Ben okurken oldukça keyif aldım. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap okumamıştım. Kesinlikle daha fazla okunmayı ve değeri hak eden bir kitap...
Sonsuzluğun İlk GünüHarun Candan · Doğan Kitap · 202174 okunma
Reklam
10/10
·1080 syf.·
2022 3. kitabı
"İnsanlığın laneti birbirimizden çok farklı olmamız değil, birbirimize çok benziyor olmamızdır." Karamazov Kardeşler'i okuyunca nedense Salman Rushdie'nin bu sözü aklıma geldi... Romanda üç kardeşin babaları ile olan ilişkisi romanın iskeletini oluşturuyor. Babalarının yanında büyümeyen, baba şefkati ve ilgisinden mahrum kalan çocukların yıllar sonra babalarıyla bir araya gelmelerini ve ilişkilerini görüyoruz. En büyük çocuk olan Mitya, yaşam tarzı olarak tıpkı babasına benzer. Şehvete, eğlenceye, içkiye düşkün, disiplinsiz biridir. İvan ise babası gibi Tanrı'ya inanmayan, "her şeyin mübah olduğu" düşüncesine sahip, aklı ile ön plana çıkan ortanca oğuldur. En küçükleri Alyoşa ise dürüstlüğü, saflığı, çocuk masumiyetini yansıtması itibarıyla hepsinden ayrı bir yerdedir. Alyoşa yazarın gerçek hayatta daha küçükkken kaybettiği çocuğunun adıdır ve romanda Alyoşa karakterini yaratırken bunun etkisiyle yarattığı bilinmektedir. Ayrıca Alyoşa'nın romanda dindar yönüyle ön plana çıkması yazarın yaşamının son yıllarını, Mitya ilk gençlik yıllarını, İvan ise orta yaşlılığını temsil eden karakterler olarak romanda vücut bulur. Romanda ele alınan en önemli konulardan biri aile ve adalet kavramıdır. Anne ve babasız, sevgisiz büyüyen çocuğun küçükken yaşadıklarının büyüyünce oluşacak karakterine bunların nasıl etki ettiğini, koşulsuz olarak bir insanın babasını "baba" olarak kabul etmesinin doğru olup olmadığını sorgulatan yazar, baba kavramını yeniden ele almamızı sağlıyor. Bireyin toplumda işlediği bir suçtan sadece kendisi mi sorumlu yoksa böyle bir suç işlenmişse onu yetiştiren aile de onun kadar suçlu mudur sorusunu bizlere sormaktadır ve okuyucu; baba mı, çocuk mu, toplum mu suçlu üçgenine alınmaktadır. Böyle yetiştirilen bir insan topluma faydalı olabilir mi sorusu da bize
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201845,3bin okunma
9/10
·376 syf.·
2021 4. kitabı
"Savaş ve Açlar" pek bilinmeyen ve hak ettiği ilgiyi görememiş bir eser maalesef... Savaş yıllarında insanların yaşadığı sefaleti ve yokluğu bu kadar çarpıcı ve yoğun bir biçimde ele alan bir roman daha bilmiyorum. İşin kötü tarafı roman, otobiyografik bir eser ve bunların yaşandığını düşününce etkisinden uzun süre çıkamıyor insan... Ülkenin nasıl zamanlardan geçtiğine, savaşa gidenlerden çok arkada kalan insanların yaşadıklarına tanık olurken bu kadar da olmaz diyeceğiniz sarsıcı bir eser sizleri bekliyor...
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,200 okunma
5/10
·240 syf.·
2020 49. kitabı
Kitabın yazar hakkındaki bilgi kısmında şu ifade yer alıyor: "Giderek yozlaşan ve bayağılaşan edebiyat kültürüne tepkisini yeni bir üslup üreterek geliştirdi." İşin tuhaf tarafı kitabı okuduğum süre boyunca beni en çok rahatsızlık eden durum; yazarın altı çizilecek, alıntı yapıp paylaşılacak cümleler kurmak için kırk takla atlamaya çalışmasıydı. Bu cümleleri kurarken kendini fazla kastığını ve hikâyenin doğallığına zarar verdiğini fark edememiş ne yazık ki... Nereye 'şu alıntı yapılabilecek' cümleyi de sıkıştırayım diye aranıp her yere bol miktarda bu tarz cümleleri serpmesi çokça göze batıyordu. Bayağılaşan edebiyat kültürüne (Facebook sözleri misali) alıntı yapılacak cümleler üretmek için kitabı yazmış gibi bir his uyandırdı bende... Edebiyat demek her cümleyi benzetmeler yaparak süslü cümleler kurmak; tabiri caizse dikkat çekmek için şaklabanlık yapmak değildir. Basit cümlelerle insanda derin düşünceler ve izler bırakmaktır. Sabahattin Âli misali... Tabii sanatlı ifadelerle de yazabilirsin ama bu yapılan biraz lise düzeyinde basit ve de sonradan görme misali cılkını çıkararak yapmak olmuş. İşin özü yorumlara aldanıp da alıp okuduğum ama pişman olduğum bir kitap oldu. Kendisine önerim; yazılan edebiyat ürünlerini eleştirmek yerine önce ortaya koyduğu eserlerin nitelikli edebiyat olup olmadığı konusunda öz eleştiri yapıp kendi üslubunu geliştirmesidir..!
Kafamdaki Fillerin Hepsi MaviMurat Gülen · İndigo Kitap · 2019613 okunma
6/10
·356 syf.·
2020 35. kitabı
Erim Şişman'ı Zürafa Tozu ile tanıyıp kalemine, kurgusuna hayran kalmıştım. Zürafa Tozu kadar olmasa bile Fomenta'yı da beğeneceğimden emin gibiydim. Ama maalesef kitap beklentimi karşılamadı. Bu biraz da benim fantastik kitaplardan pek hoşlanmıyor olmamdan da kaynaklanıyor olabilir. Kitabın ilk 100 sayfası gayet güzel giderken fantastik öğelerin işin içine girmesi ve olayların biraz karmaşık olması kitabı anlamayı zorlaştırıyor. Özellikle karakterlerin çokluğu ve hangi karakterin hangi özelliği taşıdığı noktasında kafalar karışıyor. Keşke başladığı gibi gitseydi diye hayıflandığım bir kitap oldu.
FomentaErim Şişman · Bencekitap Yayınları · 201656 okunma
Reklam