Dolayısıyla din kör birinin elinden tutup yeden kimseye benzer, çünkü onun görecek gözleri yoktur; körün bütün istediği, yürürken her şeyi görmek değil, gitmek istediği yere ulaşmaktır.
Dolayısıyla erken yaşlarda belleklere kazınmış olan dini dogmaların gücü o kadar çoktur ki vicdanı ve sonunda her türlü merhamet ve insani duyguyu boğup yok edebilir.