...sen diyorsun ki düşmanca anılar yazmış.
Bunu anlamıyorum. Anıların düşmanı olur mu?
Benim bildiğim, geçmişte olan, şimdi olmayan şeylerin olduğu gibi hatırlanmasıdır anılar.
Sen demek istiyorsun ki, insan geçmişindeki
iyi olayları hatırlasın, kötü olayları hatırlamasın.
Nasıl olur bu? İnsan bir düş görürse bunu hatırlar. Peki bu korkulu bir düşse, başkalarının hoşuna gitmeyecekse, onu hatırlamasın mı?
Çünkü aşk bir ağaç gibidir: Kendiliğinden yetişir, kökleriyle tüm benliğimizin derinliklerini sarar ve yıkıntı halindeki bir yürekte yeşermeye devam eder.
Manu'nun söylediklerini okuyalım: "Kadınların saygı gördükleri yerde, ilahî güçler mutludur; kadınların hor görüldükleri yerde, Tanrı'ya dua etmek bir işe yaramaz. Bir kadının ağzı her zaman saf ve temizdir; akarsudur, güneş ışığıdır. Bir kadının ismi kulağa hoş gelmeli, hayal gücünü canlandırmalı, tatlı olmalıdır; uzun sesli harflerle bitmeli, kutsama sözcüklerine benzemelidir."