Dipnot
Ağrılar, acılar karşısında, herkes, herkesin, kendi gibi tepki göstermesini bekler; daha doğrusu kendi tepkisinden başka türlü bir tepki olabileceğini, gösterilebileceğini değil usuna sığ- dırmak, o usun kıyıcığından bile geçirmez. Bunun içindir ki acılar, ağrılar, fiziksel öznelliklerinin ötesinde de paylaşılamaz. Kıskançlığımızı, benzemezliğimizi, indirgenmezliğimizi en çok bu alanda gösterir, savunur; insanları, belki de, en çok bu alanda küçükseriz. Karşımızdakinin tıpatıp aynı acıyı, aynı ağrıyı çektiği bir aygıtla saptanıp gösterilse, bu davranışımız, bu tutumumuz değişir mi? Sanmam.
O aygıta inanmamağı yeğleriz herhalde.
Geçmiş, diyorum, ya belli bir kesitinde değişmez birtakım öğelerden kurulu, donmuş bir durumdur; olsa olsa ona yeni bir yorum getirilebilir, açıklamak üzere onu, değişik birtakım bakışlarla inceleyebiliriz. Ya da, geçmişin içinden rasgele seçilmiş birtakım öğelerin, ama özellikle beğendiğimiz ya da beğenmediğiniz öğelerin yan yana getirilmesiyle kurduğumuz, gerçeklikten uzak bir yapıntıdır.