Rojda

Rojda
@Rojronya
•Anlamda derinlik arayışı anlamsızlığı doğurur .
Yoksullar ve görece varsıllar arasındaki bölünme derin bir uçuruma dönüşüyor. Geleneksel ihtiyati tedbirler ve tavsiyeler geçersizleşti. Tüketimcilik tüm itirazları tüketti. Geçmiş değersizleşti. Kişiliklerini, kimlik algılarını yitiren insanlar sonuçta kendilerini tanımlamak adına düşman arayıp buluyorlar. Düşman -etnik ve dinsel aidiyetleri ne olursa olsun- her zaman yoksullar arasında bulunur. Bu noktada kısırdöngü modeli vahşete dönüşür. Düzen, iktisadi açıdan zenginliğin yanı sıra, giderek daha çok yoksulluk, daha çok evsiz barksız aile üretir; aynı zamanda da, siyasal açıdan, yeni yoksul kitlelerin dışlanmasını ve nihai olarak bertaraf edilmelerini haklı gösterecek ideolojileri devreye sokar. İşte insanların zulmetmekteki akla hayale gelmeyecek kabiliyetlerini ha babam fiştekleyen günümüzün bu yeni siyasi-iktisadi döngüsü."
Reklam
Insan denen yaratığın zulmetme kabiliyeti sınır tanımaz. Belki de kabiliyet uygun sözcük değil, zira etkin bir enerji getiriyor akla, ve bu durumda böyle bir enerji sınırsız değildir. Sınırsız olan insanla rin zulüm karşısındaki umursamazlığı. Öte yandan bu umursamazlığa karşı yürütülen mücadeleler de sınırsız. Tiranlıkların tümünde zulüm kurumsallaşmış olarak mevcuttur. Bir tiranlığı bir başkasıyla karşılaştırmak bu açıdanı anlamsızdır. zira bir noktadan sonra çekilen acıları karşılaştırmak mümkün değildir. Tiranlıklar kendi başlarına zalim olmakla kalmaz, aynı zamanda zulme örnek teşkil ettikleri için zulüm kapasitesini artırır, zulum altındakilerinse giderek umursamazlaşmasına yol açar.

Rojda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2023 00:00
·
2023 9. kitabı
Bilge Karasu
7.9/10 · 2.845 okunma
Insanı en yüksek yere yerleştirmekten, hayvanlardan, bitkilerden, sulardan, dağlardan çok önemli olduğuna, her şeyin insan için yaratılıp insana kulluk etmesi gerektiğine inanırmış gibi yaşamaktan vazgeçelim. Belki o zaman insanın değerini öğrenir,hayvanla, bitkiyle, suyla, dağla, taşla birlikte bir anlamı olduğunu, olabileceğini anlar, belki o zaman insana saygı duymasını başarırız.'
Kaçmanın, kovalamanın, sevmenin, sevişmenin, yaşamanın, ölmenin ya da, başkalarının kaçmasıyla kovalamasının, yaşamasıyla ölmesinin kabak tadı verdiği olur. Herhangi bir şey yapmanın, bir şey yapmağı reddetmenin, inandırıcı, kandırıcı, güç verici bir gerekçesi her zaman bulunabilir, bir açıklaması yapılabilir. Ya da bulunabileceği, yapılabileceği sanılır; uzun süre... Sonra bir gün bu gerekçelerin temeli, temellerinin temeli sarsılır, çöker. Ölmenin bile bir anlamı kalmaz. Ağzı hanidir görünmez olmuş bir dipsiz kuyuda düşmekte, düşüp durmakta olmanın, buna oranla mutluluk sayılabileceği bir durum. ( ..... ) Yoksa kendi kendimizi aldatır da bunun bile farkına varmaz mi olduk?
Reklam