Halil can Akgül

Halil can Akgül
@Roketcan
Bilgisayar mühendisi
İstanbul
2004
5 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Şimdi bayrağımızı indirip psikolojide zaten hiçbir şey başarılamaz diyebilirdik. Ama durum böyle değildir; yalnızca bu görev bilhassa zordur. Genel ve belirlenemez ama yine de bir şeyler aktarabilen terimler bulabilme sanatını öğrenmemiz gerekir.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Evren susuyor, ben gürültüyle düşünen bir hücreyim. İnsan diyorlar, ama çoğu sadece tekrarlayan bir algoritma. Kendimi ararken bir bakıyorum: zaten yanlış kişiyim. Gülmek mi? Belki Tanrı’nın bize sunduğu en kibar cezadır. “Özgürlük” diyenler, sabahları hangi marka kıyafetle daha iyi hissettiğini seçiyor. Acaba nerede daha iyi bir köle olurum diye bakınıyor, iş ararken. Modern çağın parlayan kelepçeleri, buna kariyer diyorlar. Insanin hayatından 25-30 yılını aldıktan sonra biraz para ile onları daha nitelikli birer köle haline getiriyorlar... Patron gülümser, sen motive olursun — Stockholm sendromunun kurumsal versiyonu. Yıllar geçer, maaş artar ama zaman azalır; sonunda birikimin sadece “keşke” olur. Ve en trajikomik sahne: zincirine takı deyip övünmen. Bilgi çağındayız — ama kimse okumuyor, Çalışmıyor. İnsan, anlamın külleriyle ısınıyor artık. Anlam önemli değil... Çünkü hakikati aramıyor, sadece onay bekliyor. İnsan, çoğu zaman kendi hayatını yaşamıyor; sadece toplumun ona biçtiği rolü sürdürüyor. Sevmediği şeyleri yaparken, sevmediği insanlarla çevriliyken, bir de bunların “başarı” sayıldığına inanıyor. Çünkü ona küçük yaşlardan beri “önemli olan senin ne istediğin değil, ne olacağın” dendi. Böylece gerçek arzularını bastırıp başkalarının onayını hedef haline getirdi. Üniversitede seçtiği bölüm bile bir kimlikten çok bir kalkan artık — ailesine, çevresine, sisteme karşı savunma aracı. “Ben de bir yere geldim” diyebilmek uğruna, kendi iç sesini susturdu. Ve ironik olan şu ki, bunu kendi tercihi sanıyor. Çünkü sistem artık insanı zorla değil, ikna ederek köleleştiriyor. İnsan sevmediği hayatı severmiş gibi yapıyor, çünkü “böyle olması gerekiyor” denmişti. Fakat bir gün fark ediyor: diploması var, maaşı var, saygınlığı var ama kendisi yok. İşte o an anlıyor — toplumun
1000Kitap
Psikolojideki daha başka bir zorluk, malzemesinin tasviridir. Sık sık belli olgu veya olayları betimlememiz gerekir ve bunun için sıradan, günlük dile danışmak zorunda kalırız. Ortaya çıkan manzara kendimizi tatmin edebilir ama anlattığımız kişiyi tatmin etmeyebilir. Aslına bakarsak, kişi bazı olguları insanlara kendi dilinde anlatmalıdır. Aksi takdirde doğru bir şekilde anlaşıldığından asla emin olamaz. Gerçek şudur ki, şeyler her bir insana farklı görünür.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Alıntı

Halil can Akgül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
2025 155. kitabı
Carl Gustav Jung
8.5/10 · 114 okunma