Jack London’ın yazmış olduğu bu kuzey macerasında, heybetli bir adamın,bir grup kuzey kampçısının bulunduğu klübenin,ansızın kapısını çalması ile başlayan bir hikaye.
Bu heybetli,esrarengiz adam Naass,Akatan denilen kabilenin reisidir.Atalarından beri gelen bir “kan davası” bahsini tamamen bitirmek ister. Bu sonu belli olmayan düşmanlığın,çocuklarının birbirlerini öldürmeler ile sonuçlanan,kan dondurucu geleneklerini bitirmek adına düşman kabile kızı Unga ile evlenerek bu geleneği sonlandırır.Unga ile evlendikleri günde başka bir adam gelip,kadını kaçırması ile Naass karakterimizin macerası başlar.
Kitabım ilk başlarında pek bir şey anlamadım. Yukarıda kampçı filan dediğime bakmayın. Bir çıkarım yaptım sadece Kısa bir hikayeydi ve bir oturuşta bitirdim.
S P O İ L E R yemek isterseniz
Kız! Unga!! gitmemek için ağladın,seni kaçıran adama saldırdın.Sonra kocan geldi seni buldu ve sen adamı tanımadın ya kız ! Tamam pek tanıma fırsatın olmadı belki insan olarak huyu suyu babında. Ama adamı da bıçaklamasa mıydın? Biraz abartmadın mı? Hı? E tabii o kadar altının içinde yüzünce,izbeye dönmeyi göze alamadın. Neyse,kısacası rusya ve yaban ormanlarda çektiği çileler,zorluklar,soğuk hava şartları,açlık eşliğinde kadınını arayan bu zavallı adama üzüldüm.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma
Çoğu insan dünyanın onlara borçlu olduğuna inanıyor, hayatta yaptıkları yanlış seçimlerden başkalarını mesul tutuyorlardı. Ve herkes işler planladığı gibi gitmezse öylece bırakıp kaçabileceğini sanıyordu.