" Ben dil bilgisinin güzelliğe erişmenin bir yolu olduğu kanısındayım. Konuşurken , okurken ya da yazarken güzel bir cümle mi yarattığını ya da güzel bir cümle mi okuduğunu bilemez insan. Güzel bir söz dizisinin ya da güzel bir stili tanıyabiliriz. Ama dil bilgisi çalışıldığında dildeki güzelliğin bir başka boyutuna erişilir. Dil bilgisi çalışmak, dili didik didik etmektir; dilin nasıl yapıldığına bakmak, onu bir anlamda çırılçıplak görmektir. Bu yüzden de harikuladedir : Çünkü insan kendi kendine, "Ne güzel yapılmış, ne esaslı! ", "Ne sağlam ,usta işi, zengin ve incelikli!" der. Beni sözcüklerin birçok doğası olduğunu bilmek, olası kullanım ve uyumlarına karar vermek için bunu bilmek gereği bile kendimden geçiriyor. "
"... çay, yoksulların olduğu kadar zenginlerin de içeceği olduğundan bir aristokrat zevkine sahip olma izninin pek az masraflı herkese bu verilişi yani çay ritüeli hayatlarımızın saçmalığında dingin bir uyum gediyi açmak gibi olağanüstü bir erdeme sahiptir. Evet evren boşlukta el birliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde bir fincan çay içelim. Sessizlik olur , dışarıda esen rüzgar işitilir, sonbahar yaprakları hışırdar ve uçuşur ,kedi sıcak bir ışık içinde uyur ve her yudumda zaman iyice yücelir. "