İnsan ne yerse o kokar.
Ne okursa onu konuşur.
Kimi seviyorsa kalbi o kadardır.
Sizsiniz kendinizle ilgili tüm cevapları kendinizi tanıyacak olana sunan.
Yaşamınız verir sizi ele.
Müzik arşivinizden bellidir kişiliğiniz.
Aşkı sevme biçiminiz.
Dinlediğin tarz müzikte saklıdır sevgiye olan şiddetiniz.
En kötüye vereceğiniz
Herkes sever doğduğu toprağı, oraya bomba düştüğünde belli olur kimliğiniz.
Sevgi bir bütün diyalog evrene karşı.
Yağmurda ıslak bir kediye puslanmıyorsa gözleriniz, aşk sözlerini sakının siz.
Komşunuzla sohbetimiz kadar uzaktakine olan bağımız.
Mesafe denilen tanım sadece zamanla ilintili.
Yoksa yalnız bir gecede bir kahve yudumlarken de onu anabiliriz.
İnsan çevresi kadar güçlüdür.
Kaç el uzattıysan o dostluklarla sınanırsın karanlığında.
Aile bağın kadar bağlısın hayata.
Sana karşı yapılan her şeye rağmen duruşundadır tavrın.
Gizlediğin iyilik kadar büyük.
Anne baba sevgisine izin verdiğin kadar küçük.
Tek bir dünya var "vicdanının" etrafında dönen.
Tüm karakterindir onun içinde geçen...
Harese nedir, bilir misin oğlum?
Arapça eski bir kelimedir.
Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
Harese şudur evladım:
Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan
üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür;
o kadar dayanıklıdır yani.
Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır.
Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.
Keskin diken devenin ağzında yaralar açar,
o yaralardan kan akmaya başlar.
Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider.
Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına
doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve.
Bunun adı haresedir.
Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.
Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, boyunca birbirini öldürür
ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
Kendi kanının tadından sarhoş olur.