Kaan Çetin

Kaan Çetin
@RoninKuzuri
2 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
İnsanın bilip de aklından geçirmeye bile cesaret edemediği gerçekler vardır. Farkına varacak diye korkar. Kendi zihninin sokaklarında köşe bucak kaçar onlardan. Ama başlarda bilmez ki gün geçtikte sayıları artar onların. Bir olur… iki olur… üç olur… beş olur. Bir gün bir ordu olduklarında sokaklar onlarla dolup taşar. Onları görmezden gelmek için ışıkları kapatırsın ama onlar her zaman senin peşinden koşar bir ışığın altında belirir. Ve en sonunda kaçacak köşe, kapatacak ışık kalmadığında bir sokak lambasının yamacında kafanı kaldırıp baktığın zaman hepsi o küçük sokak lambası altında gözükmeye başlar. Sahip oldukları tek silah hatalarındır. Her biri teker teker konuşmaya başlar ve sen her seferinde daha da dibe çökersin. Sırtını direğe verip, ellerinle yüzünü kapatırsın. Ama söylediklerini duyarsın. Kulaklarını kapatırsın. Ama dört etrafını sarmışlar. Görmemen mümkün değil. Kendine karşı çaresizliğin öyle bir raddeye gelmiştir ki artık kalbin de sıkışır. Kendisi her ne kadar kalp de olsa bazı yükler taşınamaz. Onu da çaresiz, güçsüz bıraktın. Geriye ne kaldı? O’nun fani dünya için sana bahşettiği bir beden dediğin bir etle bürünmüş bir kemikler bütünü. Bedenine iyi baksan ne ki ruhuna iyi bakmadıktan sonra? Senin ait olduğun yer burası değil. Nereye kaçabilirsin ki? Artık sadece aklında da değil. Kendi evinde, odanda da sırtını duvara dayayıp ellerin yüzünde beklemeye başlarsın. Gerçek dünyada da kaçış kalmadı. Ya kendinle yüzleşip tevekkül ederek yazgının nereye varacağını beklersin ya da zihnindeki ordu seni yok edene kadar o duvarda yaslanmaya devam edersin.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yine bir müteferrüç misali yollara düşürdüm kendimi. Bu havaya rağmen dışarı çıkmış bulundum işte. Hava bir değişik gibi sanki. Yağmur başladıktan sonra kimisinin yüzünde güller açmaya başladı. Gökyüzünden mutluluk yağıyordu heralde. 2 adım ilerimde yürüyen ailede ağlayan çocuk yağmur başladıktan sonra ellerini açıp, yüzünü göğe çevirip gülmeye, kahkahalar atmaya başladı. Kafamı yavaşça sola çevirdiğimde giderek yakınlaşan, son ses arabesk müzik çalan arabanın içindeki adamlar müziğe rağmen beraber gülüşüyorlardı. Hemen yolun karşındaki ayakkabı boyacısı adamın yüzü bile haline kıyasla gayet memnun ve mutlu görünüyordu. Bu yağmur gerçekten mutluluk yağmuru muydu? Kafamı tekrar önüme çevirince gördüm ki, o kahkahalar atan çocuğu tutan babası ve yanındaki annesinin yüzünde tebessümün “t”si bile yoktu. Dünya hali işte. Kim bilir ne dertleri, sıkıntıları var. Ya da sadece yağmurun farkında olmayıp dalgınlar mıydı? Acaba yağmur etkisini bende ne zaman gösterecek diye aylak aylak yürürken ayağım takıldı ve şans eseri sokağın köşesinde bu soğuk ve yağmura rağmen cam-kapı açık olan daire gözüme takıldı. İçerisi biraz kalabalık ve yağmurdan mıdır bilmem hüzün kaplıydı sanki. Biraz daha dikkatli bakınca duvardaki asker resmini gördüm. O kalabalığın içinde gözü şiş olan insanlar… galiba bu ev bir şehit ailesinindi. Allah rahmet eylesin. Allah yakınlarına sabır versin inşallah. Yağmurun bu insanlara da etkisi olsa ya keşke. En azından merhumun cennete gideceğinden eminler. Bari en azından bir günlüğüne, bir anlığına dahi olsa avutsa ya bu onları. Ne olurdu ki? Ya yağmur yanlış bir günü seçti ya da yere düşen damlalarda mutluluk yok ve ben kendimi kandırmaya çalışıyorum. Ne olurdu bu yaşıma rağmen biraz önce önümdeki çocuk gibi elimi ve yüzümü göğe çevirip hiç bir tasam yokmuş
Duygu ve Düşünce
Güneşin her doğuşu yeni bir sayfa hayatta. Bizlerin de sayfaları bittiğinde gelecek ecel vakti. Harflerin arasında kaybolmadan yaşamalı, Değerini bilmek lazım her satırın, her cümlenin Ama bir noktayı bile atlamadan. Sayfalar geçiyor zamanla. Onlar da olmasa anlaşılmayacak günün geçtiği. Her geçen sayfa güzel şiirlerle doluyor. Zamanı gelince tekrardan okuyabilmeli. Aklım almıyordu bu huzur, bu mutluluk nereden? Şiirleri tekrar okuyunca farkına vardım galiba. İlahi bir şey var sanki ortada. Aksi halde bir rüyanın içindeyim.
Şiir
Kelimelerin anlamlarına o kadar odaklandım ki Cümlelerdeki anlamsızlığı göremez oldum Yoruldum Yoruldukça bütünden koptum Kendi varoluş sancımda hapsoldum Gittikçe küçüldüm, ufalandım Ve en sonunda yok oldum Önceden elimde bir hiç vardı Şimdi ben hiç oldum Artık varolan tek şey bedenim Duvarda önceden çizdiğim resimler Kendi içimde yolumu kaybedersem diye oradalar Ama nafileler Dediğim gibi kendi içimde varlığımı yok ettim İzleyebilecek ne bir benliğim kaldı Ne de resimlerden anlam çıkaracak bir zihnim Her nefes alış-verişimde boşluğa daha da yaklaşıyorum Umarım umut ettiğim yere varırım
Şiir

Kaan Çetin

, bir kitabı yarım bıraktı
%25 (32/127 syf.)
Virginia Woolf
8/10 · 48,1bin okunma