Çoğu okur başka kimselere, felsefeye,Sofie’nin Dünyası kitabı ile başlamasını tavsiye eder. Ben öyle bir şey yapmayacağım. Sophie’nin Dünyası kitabını okudum. Antik yunan filozoflarından nerdeyse günümüze kadar olan ünlü filozofları yüzeysel bir şekilde anlatır. Ancak Diogenes Laertios’un bu eserini okuyunca ikisi arasında bir muhakeme yaptım. Siz bir okyanusu bir gölet ile sanırım kıyaslayamazsınız.Laertios’un bu eserini Sophie’nin Dünyası ile kıyaslama gafletinde bulunduğum için kendimden biraz utandım. Zira Diogenes’e büyük haksızlık etmiş oldum.
Kitap nerdeyse antik yunan filozoflarının çoğunu ele almış. Eserinde Thales,Anaksimandros,Sokrates,Eukleides,Platon,Aristoteles,Herakleitos.Ariston,Pisagor,Demokritos,Elalı Zenon ve Epiküros gibi ünlü filozofların yaşamlarını, öğretilerini, eserlerini bize yalın bir dille anlatıyor. Hoşuma en çok giden bölümlerden biri de filozofların gerek tiranlara olsun, gerek krallara, gerekse de başka filozoflara yazdıkları mektupları oldu. En çok hoşuma giden Epiküros’un Menoikeus’a yazdığı mektup oldu. Bir kısmını sizinle paylaşmak istedim.
“Epikuros Menoikeus’u selamlar.
İnsan ne gencim diye felsefeyle uğraşmayı geciktirmeli,ne de yaşlandım diye felsefeden usanmalı:Çünkü ruh sağlığı söz konusu olunca, hiçbir yaş ne fazla gençtir ne de fazla yaşlı. Felsefenin henüz zamanı değil ya da artık geçti demek mutluluğun zamanı daha gelmedi ya da artık geçti demeye benzer.Dolayısıyla gençlikte de yaşlılıkta da felsefeyle uğraşmalı: Yaşlılıkta geçmiş günlerin hoş anılarının verdiği keyifle gençleşmek için,gençlikte de gelecek karşısında korku duymadan aynı zamanda yaşlıymış gibi olabilmek için.
Ölümün bizim için hiçbir şey olmadığı düşüncesini kendini alıştır; çünkü iyilik ve kötülük duyularla vardır; ölümse duyulardan yoksun olmadır.
Herakleitos’a göre her şey karşıt olarak değişim içindedir. Kuru olan, yaş olur, yaş olan kurur. Sıcak olan soğur,soğuk olan ısınır.
Fragmanlarını okuyunca kendisinin sivri dilli bir filozof olduğunu anlayabiliyorsunuz. Az az, özümseye özümseye okuyabileceğiniz bir baş ucu kitabıdır. Bilmeceli anlatımları çok sevdiğinden, her bir fragmanı okuduktan sonra sorgulayın iyice fragmanı.
Epiküros gibi hazcı değildir. Kendisi tanrısal olan bilgeliğe yaklaşmak için ölçülü olmak gerektiğini söyler. Günümüze ulaşabilen bu nadide fragmanlarını şiddetle tavsiye ederim.