Tolstoy diyor ki:
"Belki de her şeyi kabullenip hayatı akışına bırakmak lazım. Zorlamak bazen çözüm değildir.
Ve zorla olan hiçbir şey güzel değildir."
Allah’ım bana ait olmayan nasipten tutunduğum ama bana ait olmayan hayalden ve kalbime ağırlık yapan her türlü vesveseden sana sığınırım. Biliyorum ki sen en hayırlı olanı bana nasip edeceksin. Ya Rabbi bunu bilmeme rağmen ben bazen aceleci davranıyorum sen benim toyluğumu maruz gör ve bana en hayırlı olanı en hayırlı vakitte nasip eyle…
Özlem;
iki heceye sığdırılmış, boğazı düğüm eden bir acı.
Hiç bitmek bilmeyen,
geçerken insanın ciğerini yerinden söken bir sızı.
Ne zaman son bulur diye düşünürken,
zaman geçtikçe daha da artan bir his.
Neden bu kadar can yakıcı?
Keşke her özlemin kaynağı mutluluk olsa…
Bir boşluk denizinde yüzüyorum.
Bana uzatılan bir el var mı bilmiyorum; varsa da güvenemiyorum.
Belki de o elin saydamlığındandır güvensizliğim.
Boğulmak üzereyim ama çıkmak da istemiyorum — adeta bile bile lades oynuyorum.
Kim kazanır, kim kaybeder belli değil;
ama görünen o ki ben yeniliyorum.
İnsan en çok, kıymet bilmeyene verdiği değerden yorulur.
Çünkü eksilen sevgi değil; insanın içindeki inançtır.
Yine de değer vermekten vazgeçmez kalbi…
Sadece daha sessiz sever, daha uzaktan.