Çünkü Balzac’ın kendisi de, kendi eserlerinde ebedileştirdiği o büyük saplantılılardan biriydi. Gerçek yanı başından akıp gitmekte ve o elini uzatamamaktadır, kendisini odasına kapatmış, masanın başına çakılmış, kahramanlarının oluşturduğu ormanda yaşamaktadır.
Durgun insanlar Balzac’ı ilgilendirmez. Sadece kendini bir tek şeye verenler, bütün sinirleriyle, bütün düşünceleriyle hayatın bir illüzyonuna takılanlar ilgilendirir; neye olursa olsun, aşka, sanata, cimriliğe, fedakarlığa, cesarete, tembelliğe, politikaya, dostluğa. Rastgele, herhangi bir sembole ama bütünüyle verenler.