Yazarin Sessiz hasta kitabinida okumustum ve kalemini sevdigimi dusunuyorum. Kendi kendini okutan, merak ettiren, akıcı bir kitapti, ayrica ters köse muhabbetlerini kitaplarda bayilarak okuyorum muhtemelen sevmemdeki en büyük etkende bundan.
Tek sevmedigim kisim kitabin sonunun belirsiz birakilmis olmasi (bu tarz sonlari pek sevmiyorum) bu kitaba kiyasla Sessiz hastanin sonunu daha cok sevmistim, yine de güzel ve keyifli bir okumaydi
Yeni evine yerleştiğinde beni yanına alacağına söz vererek bitirdi lafını. Oysa benim realitemde ha evden gitmiş ha başka gezegene taşınmış, aynı şeydi.
Beni ardında bırakıyordu.
Burada bırakıyordu.
Belki de hiçbir şey geçip gitmiyor aslında diye düşünüyordum. Bütün bu zaman boyunca hep yanımdaydı belki de -geçmişimi kastediyorum- ve peşimi bırakmamasının nedeni, aslında baştan beri hiçbir yere gitmemiş olmasıydı.
Adamın göz ucuyla, hiçbir şey olmamışcasına şapkasını eğerek selam verdiğini gördü. Belli ki üstünlüğün kendinde olduğunu düşünüyordu.
Güzel, diye düşündü, bırak öyle sansın.