İşte burada en büyük dost, zamanın ta kendisidir. O büyük
usta aslında bize şunu der: "Kırılmış kalbini de yaşanması
mümkün olan ama yaşanmayan hayallerini de bana
bırak. Sonunda göreceksin ki kaybettim diye düşündüğün
birçok şeyin daha fazlasını ve daha güzelini yaşayacaksın.
Şimdilik sabret."
Mutsuz olduğu, değer görmediği, yanlarında kendini çok
mutsuz hissettiği yerlerden ve insanlardan gidebilmek güçlü
bir kişilik ile duruş gerektirir. Bu güçlü kişiliğin yanında,
sosyal ve ekonomik yönden desteklenmesi gerekir gidenlerin.
Ama tüm bu imkanlardan yoksun olacağını bile bile,
öyle kararlı gidişler vardır ki önüne koca bir dağı koysanız
yolundan ve kararından asla döndüremezsiniz.
Ve bir gün
bakar insan karşısındaki insanın donuk gözlerine. Ve der ki:
"Ben bu insanla ömrümün geri kalanını gerçekten birlikte
geçirmek istiyor muyum?" İşte bu sorunun cevabı insanların
kaderini ve yolunu belirler.
Şu hayatta her şeyin doğru bir zamanı vardır. Bilmek gerekir;
nerede konuşup nerede susacağını, derdini kime anlatıp
yaranı kimden uzak tutacağını ve kime adım atıp kimden
kaçacağını. Kimden ne zaman gideceğini bilmek de hayatımızda
verdiğimiz en önemli kararlardandır.