Mağaralarda yaşayan atalarımızla aramızda, bize miras bıraktıkları öfkeden, egoizmden, nefis düşkünlüğünden ve tembellikten mutlak surette kurtulmamızı mümkün kılamayacak kadar az yüzyıl var.
İnsan doğamızla hayvan doğamız arasındaki bu soluksuz mücadelede galip gelen büyük azizler, kimsenin karşı çıkmadığı, sakin bir zaferin keyfini bir türlü yaşayamadı.
“Bir ideale ve belirli bir zihinsel asilliğe sahip olmaya susamış olmanın, hayvanlıktan bütünüyle çıkmak gibi sancılı bir vazifeyi üstlenmek için hiçbir içsel motif sağlayamadığı insanlar, oradan oraya sürüklenmekten hiç şikayet etmezler.”
Başkalarının irademize her şüpheyle bakışı bizi derinden yaralar. Çalışma azmimizin tartışmaya açılması bizzat zayıflık ve korkaklıkla suçlanmak değil midir?